Page 27 - Sitomegalovirüs Tanı, Tedavi Uzlaşı Raporu
P. 27

PROFLAKSİ SONRASI GELİŞEN GEÇ DÖNEM CMV HASTALIĞI
                          Bazı hastalarda antiviral proflaksi bitimini takiben gelişen CMV hastalığı hemen tüm

               çalışmalarda  bildirilmiştir.  Bunun  nedeni  bu  dönemde  devam  eden  immünsüpresyon
               sürecinde CMV spesifik hücresel bağışıklığın gelişmemiş olmasıdır.


               Geç dönem CMV hastalığı için risk faktörleri
                          D+/R-   serodurum,   immünsüpresyonun    yüksek   doz    uygulanması,    akciğer

               transplantasyonu, allograft rejeksiyonu sayılabilir.

               HİBRİD YAKLAŞIM

                          Proflaksi  sonrasında  gelişen  geç  dönem  CMV  hastalığı  riski  yüksek  olan  alıcılarda,
               (yukarıdaki  risk  faktörleri  olan  alıcılar),  proflaksi  tamamlandıktan  sonra,  8-12  hafta  süreyle
               haftada bir kez CMV DNA-emi takibi yapılabilir (1).

                          Bu hibrit yaklaşım evrensel ve preemptif stratejilere alternatif bir üçüncü strateji olarak
               da adlandırılmaktadır. Ayrıca yakın dönemdeki çalışmalarda profilaksi sonrası CMV spesifik
               hücresel  immün  yanıt  değerlendirilerek,  immun  yanıt  varlığında  profilaksinin  kesilmesi,

               immun yanıt yokluğunda profilaksinin uzatılması veya hastanın CMV açısından daha yakın
               izlenmesi önerilmektedir (5).


               PREEMPTİF TEDAVİ
                          Amaç  transplantasyon  alıcısının  kanında  düzenli  aralıklarla  (haftada  bir  kez)  CMV

               DNAemi  varlığını  takip  etmek  ve  viral  replikasyonu  mümkünse  semptomlar  başlamadan
               saptamaktır  (1,25).  Burada  örnekte  saptanan  virus  DNA  miktarının  replikasyonu  gösterip

               göstermemesi önemlidir. Preemptif tedavide testle ilgili daha önce belirtilen standardizasyon
               zorlukları nedeniyle evrensel bir eşik değer yoktur. Her merkez kendi eşik değerini çalıştığı
               test yöntemine ve kendi deneyimlerine göre ayarlamak durumundadır. Bu da takip süresince

               hep  aynı  merkezde  aynı  yöntemle  çalışma  zorunluluğunu  getirmektedir  ve  bu  nedenle
               preemptif takip lojistik anlamda zordur. Düzensiz takipler (bir haftadan daha uzun aralar veya
               rastgele  örnek  alımı  ile  yapılan)  preemptiv  tedavi  kapsamına  girmemektedir.  Preemptif

               tedavinin en önemli handikaplarından birisi de yüksek riskli alıcılarda virus yükünün çok hızlı
               katlanması ve bu dönemde hastalık tedavisine geç kalınmasıdır.
                          Eşik  değer  hastadaki  CMV  enfeksiyonu  gelişme  riskine  göre  belirlenmelidir.  En

               yüksek riskli grup olan D+/R- hastalar veya T hücre deplese edici tedavi kullanan alıcılar için
               eşik değer oldukça düşük tutulabilir (1). Bir öneri derlemesinde  bu hasta grubu için herhangi

               bir virus varlığının tespitinin tedavi başlangıcı için yeterli olacağı görüşü vurgulamıştır (25).




                                                                                                       27
   22   23   24   25   26   27   28   29   30   31   32