Page 22 - Sitomegalovirüs Tanı, Tedavi Uzlaşı Raporu
P. 22

Seroloji

               Nakil öncesi dönem:
                          Nakil öncesi ELİSA yöntemi ile hem alıcıda (R) hem de vericide (D), CMV antikor Ig G
               bakılması  ve  serolojik  durumun  (D+/R+  veya  D+/R-  veya  D-/R+  veya  D-/R-  olarak)

               belirlenmesi gerekir. CMV IgM ve Total CMV antikor testleri özgüllükleri düşük olduğundan
               kullanılmaz (22,23,26,27).

                          Alıcı veya vericiden birinin anti CMV Ig G negatifliği saptanırsa ve nakil bir aydan daha
               uzun sürede gerçekleşecek ise test nakilden hemen önce tekrar edilmelidir (1). IVIG ve kan
               ürünü transfüzyonu sırasında antikor transferi olabileceğinden serolojik durumu belirlemede

               kullanılacak testler mümkünse bu ürünlerin kullanımından önce yapılmalıdır (28).

               Transplantasyon sonrası dönem:

                          Transplantasyon  sonrası  dönemde  serolojik  testlerin  (ELİSA)  alıcının  CMV
               enfeksiyonunun veya hastalığının tanı ve/veya takibinde yeri yoktur (1,25).


               KNAT testi
               Transplantasyon sonrası dönem:

                          Kanda KNAT testi CMV enfeksiyonu veya hastalığı tanı ve/veya takibinde en geçerli
               testtir.
               - Enfeksiyon tanısında

               - Preemptif tedavi strateji takibinde
               - Tedavi yanıtı takibinde kullanılmaktadır (1,25).

                          Hastaların takibi aynı merkezde, aynı yöntemle ve hep aynı örnek türü (plazma veya
               tam kan) ile yapılmalıdır (29-37).
                          Preemptif tedavi için bugün için kabul edilmiş evrensel bir CMV DNAemi eşik değeri

               yoktur.  Preemptif  tedavi  kullanmayı  planlayan  merkezler  mutlaka  tüm  testleri;  aynı  teknik,
               aynı örnek tipi, aynı prosedürle çalışmalı; deneyimleri ve kullandıkları KNAT test özelliklerini
               dikkate alarak kendi eşik değerlerini belirlemelidir (1,5,25).

                          Önceki  çalışmalar  viral  yükün  yüksek  olması  ile  hastalık  gelişimi  arasında  ilişki
               saptamıştır.  Ancak  alıcı  ve  vericinin  (D/R)  serolojik  durumu,  ATG  gibi  antilenfosit  antikor
               kullanımı gibi durumlar göz önünde bulundurulmalıdır.

                          Hastalık  tanısını  predikte  etmek  içinde  takip  sırasında  klinik  belirgin  viral  yük  artışı
               mutlak viral yük miktarından daha önemlidir (1).







                                                                                                       22
   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27