Page 441 - Enfeksiyon Hastalıkları Kitabı
P. 441
Toksoplazmoz 421
Klinik Özellikler makula tutuluşunda görme kaybı veya bozulma-
sı görülebilir.
Toksoplazma enfeksiyonu akut veya kronik, İmmün süpresif hastalarda klinik daha ağır-
semptomatik veya asemptomatik seyredebilir. dır. Göz dibi bakısında multifokal veya bilateral
Semptomatik enfeksiyonda belirtiler diğer en- nekrotizan lezyonlar, vitreal ve optik tutulum
feksiyonlardakine benzerdir ve özgül bir klinik görülebilir. Olguların birçoğunda tabloya ense-
bulgu yoktur. İmmün sistemi sağlam erişkinler- falit eşlik eder.
de ve büyük çocuklarda genellikle (%90) asemp-
tomatik seyreden bu enfeksiyonun klinik tablo- Hamilelikte toksoplazmoz ve konjenital
larını 4 başlık altında incelemek uygun olacaktır. toksoplazmoz
İmmün sistemi normal olanlarda Anne genellikle asemptomatiktir, ancak yine
kazanılmış toksoplazmoz yukarıda bahsedilen klinik tabloların tümüne
rastlanabilir. Bebekteki belirtiler ise hamileliğin
İmmün sistemi normal olan çocuk ve eriş- bulunduğu aya göre değişiklik göstermektedir.
kinlerin %20’sinde servikal lenfadenopati (LAP) Hamileliğin ilk üç ayında toksoplazma enfeksi-
görülmektedir. Bazı olgularda diğer lenf bezle- yonu saptanmışsa fetüse bulaşma oranı %10–25
rinde de büyümeler görülebilir. Bu LAP’lar ağ- civarındadır. Bu oran 2. trimesterde % 30–54
rısız, nadiren 3 cm’den büyük, hareketli, reaktif ve üçüncü trimesterde % 60–65’e çıkmaktadır.
niteliktedir. Hiçbir zaman akıntılı lezyonlara ne- Gebelik haftası arttıkça fetüste konjenital enfek-
den olmaz. Nadiren ağrılı ve bulunduğu bölgeye siyon riski artmasına rağmen, fetüste oluşan za-
yapışık lezyonlar olabilir. Bu gruptaki hastalarda rarlanmaların şiddeti azalmaktadır. Konjenital
ateş, gece terlemeleri, kas ağrıları, boğaz ağrısı, toksoplazmoz, ilk trimestrde spontan düşüklere,
makülopapüler döküntüler, hepatosplenome- ölü doğumlara ve erken doğumlara neden ola-
gali, retroperitoneyal ve mezenterik LAP varlı- bilir. Annenin tedavi edilmesi konjenital enfek-
ğında karın ağrısı olabilir. Bu klinik tablo “en- siyon gelişme riskini % 60 oranında azalmakta-
feksiyöz mononükleoz benzeri sendrom” olarak dır. Erken tedavi edilmeyen olguların % 85’inde
tanımlanmaktadır. Koriyoretinit aslında düşü- gelişme geriliği veya ileri yaşlarda korioretinit
nülenden daha fazla oranda görülmektedir. Bu gelişmektedir. Epilepsi, psikomotor veya mental
semptomlar genellikle birkaç ayda kendiliğin- gerilik doğumdan haftalar bazen de aylar hatta
den iyileşir. Nadiren semptom ve bulguların 12 yıllar sonra ortaya çıkabilir. Hastaların yaklaşık
aya kadar sürdüğü olguların olduğu, iyileşmeyen % 75’i doğumda asemptomatiktir. Yeni doğan-
ve kronikleşen olgularda çok nadiren miyokar- da hidrosefali, intrakranial kalsifi kasyonlar, ko-
dit, pnömoni, hepatit veya ensefalit tablolarının rioretinit (klasik triad), ateş, hipotermi, kusma,
gelişebileceği bilinmelidir.
anemi, sarılık, döküntü, trombositopeniye bağlı
İmmün sistemi baskılanmış olanlarda peteşiler, ensefalit, pnömoni, mikrosefali, mik-
kazanılmış toksoplazmoz ve reaktivasyon roftalmi, sağırlık, lenfadenopati ve hepatosple-
nomegali bulgularına rastlanabilir.
İmmün sistemi baskılanmış hastalarda ise du-
rum çok daha kötüdür ve fatal seyirlidir. Ölüm Tanı
nedenlerine bakıldığında sırasıyla %76 santral si-
nir sistemi tutulumu, %38 miyokardit, %23 pul- Klinik belirtiler çok değişken olduğundan ve
moner tutulumdur. bu hastalığa ait karakteristik bir bulgu olmama-
sından ötürü öncelikle toksoplazmozdan şüphe
Oküler toksoplazmoz edilmesi gerekmektedir. Hasta, risk faktörleri ve
bulaş kaynakları açısından dikkatle sorgulanma-
İmmün sistemi sağlam kişilerde korioretinit lıdır. Toksoplazmozdan şüphelenildiği takdirde
subklinik olarak seyreder, az veya tam görme etken izolasyonu ve serolojik göstergeler için ör-
kaybına, glokoma neden olabilir. Akut koriore- nekleme yapılmalıdır. Toksoplazmoz tanısında
tinitte görme netliğinde azalma, ağrı, fotofobi,
aşağıdaki yöntemler uygulanmaktadır:

