Page 59 - Sitomegalovirüs Tanı, Tedavi Uzlaşı Raporu
P. 59

İnflamatuvar bağırsak hastalığı’nda CMV koliti

                      İBH alevlenmesi ile gelen, ilaçlarını düzenli kullanan hastalarda ilk düşünülen araya

               giren fırsatçı enfeksiyonların özellikle Clostridium difficile (C. difficile), Endomoeba hystolitica
               (E.  hystolitica)  ve  CMV  reaktivasyonunun  dışlanmasıdır.  CMV  enfeksiyonu  İBH  seyrini
               olumsuz  etkileyerek  alevlenmelere  sebep  olabilir.  CMV  ile  enfekte  orta-şiddetli  ÜK

               alevlenmeleri,  kortikosteroid  tedaviye  veya  immünsüpresif  tedaviye  yanıt  vermeyen  ÜK
               hastalarında  hastaneye  yatış  ve  kolektomi  riski  ile  infliksimab  tedavisine  yanıt  vermeyen
               hastalarda  tedavi  öncesi  CMV  enfeksiyon  oranı  daha  yüksekti  (157).  Bu  nedenle  CMV

               enfeksiyonu  ÜK  seyri  için  kötü  bir  prognostik  faktör  olabilir.  Ancak  bazı  çalışma  ve  meta-
               analizlere  göre  CMV  reaktivasyonunun  İBH  üzerinde  olumsuz  etkisi  varken,  bazı

               çalışmalarda ise CMV Gİ kanaldaki inflamasyondan sorumlu olmayan “masum seyirci” olarak
               düşünülmüştür  (159).  İnflamatuvar  bağırsak  hastalarında  CMV  prevalansı,  çalışmalarda
               uygulanan hasta seçimi, CMV enfeksiyon tanısı için farklı yöntemlerin kullanılması nedeniyle

               belirsizdir.  Çok  merkezli,  prospektif  bir  Kore  çalışmasında,  serolojik  test  (IgM  Ab),
               immünhistokimyasal boyama ve PZR dahil histolojik kriterler ile saptanan CMV enfeksiyonu

               orta-şiddetli  ÜK’de  %43,  steroid  refrakter  ÜK’de  %67  oranında  saptanmıştır  (160).
               İnflamatuvar  bağırsak  hastalarında  (n=85,  43  ÜK,  42  CH)  kanda  PZR,  kolonik  doku
               örneğinde PZR ve H&E boyamayla CMV’un prospektif olarak araştırıldığı bir çalışmada, 13

               hastada  CMV  enfeksiyonu  saptanmıştır  (%15.4).  CMV  pozitif  hastalarda  steroid  direnci
               anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (161).

                      Ülseratif kolitli  hastalarda Crohn hastalarına göre CMV durumu çok daha yüksektir.

               Monosit  ve  dendritik  hücrelerde  CMV  reaktivasyonunda  TNF-α  rol  oynarken,  CD4+  T
               hücrelerden salgılanan interferon (IFN)-γ CMV reaktivasyonunu inhibe eder. CH’nın antiviral

               sitokin IFN-γ’yı yüksek oranda eksprese eden T helper (Th)1 ve Th17 hücrelerinin aracılık
               ettiği bir hastalık olması bunun nedeni olabilir (157).

               İBH  alevlenmesi  ile  gelen,  ilaçlarını  düzenli  kullanan  hastalarda  ilk  düşünülen  araya

               giren  fırsatçı  enfeksiyonların  özellikle  C.  difficile,  E.  hystolitica  ve  CMV
               reaktivasyonunun dışlanmasıdır. Semptomlara veya endoskopik bulgulara bakarak ÜK
               alevlenmesiyle  CMV  kolitini  ayırt  etmek  zordur.  CMV  koliti  tanısı  için  altın  standart

               patolojik tanıdır.


                      Semptomlara bakarak ÜK alevlenmesiyle CMV kolitini ayırt etmek zordur. CMV kolitli
               bazı  hastalarda  ani  CRP  yüksekliği  olabilir.  Kanama,  fulminan  kolit,  toksik  megakolon  ve

               perforasyon  gibi  komplikasyonlara  yol  açabilir  (162).  CMV  ile  enfekte  ÜK’li  hastalarda
               irregüler ülserler ve geniş mukozal defektler sadece ÜK olan hastalara göre daha sıktır (163).


                                                                                                       59
   54   55   56   57   58   59   60   61   62   63   64