Page 41 - Sitomegalovirüs Tanı, Tedavi Uzlaşı Raporu
P. 41
ROMATOLOJİK HASTALIKLAR VE CMV ENFEKSİYONU
Gelişiminde genetik ve çevresel etmenlerin sorumlu tutulduğu romatizmal
hastalıkların etyopatogenezinde immün sistemin etkisinin saptanmasından sonra,
immünsupresif ilaçlar tedavide önemli bir yer almaya başlamıştır. İmmün sistemi fonksiyonel
veya sayısal olarak zayıflatan fakat kalıcı olarak immün regülasyondaki düzensizliği
düzeltemeyen farklı gruplardaki ilaçların hepsi immünsupresif ilaçlar olarak adlandırılır. Bu
ilaçlar remisyon indüksiyonunda ve romatolojik hastalıkların tedavisinde önemli bir yere
sahiptir. Ancak ilaçlara bağlı spesifik toksik durumlar olmakla birlikte ne yazık ki
immünsupresif tedavinin en önemli riski fırsatçı enfeksiyonlardır.
Temel olarak iki immunsupresyon yöntemi vardır
− Nonspesifik immunsupresyon
− Spesifik immunsupresyon
NONSPESİFİK İMMUNSUPRESYON
İmmun sistemin aktivasyonunu immun sisteme bağlı olmaksızın engeller. Burada
immun sistemi her aşamada baskıladığı icin alıcıyı duyarlı hale getirir.
SPESİFİK İMMUNSUPRESYON
İmmun sistemin tamamını baskılamazlar, bazı kısımlarını baskılayarak ciddi
enfeksiyona, otoimmun hastalıklara ve malignitelere neden olabilirler.
En yaygın olan istenmeyen etki enfeksiyona duyarlılığın artmasıdır
− B hucre fonksiyonlarını bozan ajanlar ile bakteriyel enfeksiyon riskini
− T hucre fonksiyonlarını bozan ajanlar ile hücre içi patojenler ile enfeksiyon riskini
arttırırlar.
Bu ilaçların olası enfeksiyon komplikasyonları, kullanımlarından önce dikkate
alınmalıdır. Bazı patojenlere karşı aşı yapılabilir; hepatit B virüsü (HBV) ve tüberküloz (TB)
gibi bağışık baskılanmasından sonra yeniden etkinleştirebilecek diğer patojenler için test
yapılması gereklidir.
Enfeksiyon riskini arttıran faktörler ise
• Altta yatan hastalığın durumu, türü (Kök hücre nakli sonrası- romatolojik hastalık)
• Hastanın durumu ve fonksiyonel kapasitesi (Komorbid hastalıkların ciddiyeti, yaş)
• Birlikte verilen diğer immünsupresif ilaçlardır
41

