Page 39 - Sitomegalovirüs Tanı, Tedavi Uzlaşı Raporu
P. 39

%3,6  olarak  tahmin  edilmektedir  (98).  ALL‘li  çocuk  hastalarda  idame  tedavisi  sırasında
               saptanan retinitte erken tanı önemlidir ancak dışardan oküler bir bulgusu yoktur. Çocuklarda

               tanı daha zor olup her iki gözü tutar ve daha agresif seyirlidir. Düzenli takip önemlidir (98,99).
                      Hematopoetik kök nakli yapılan veya yapılmayan hematolojik malignite olgularında en
               sık viral pnömoni etkeni CMV’dir. Hematolojik maligniteli hastalarda, CMV pnömoni insidansı

               izlem yapılmayan ve preemtif yaklaşım olmayan popülasyonda, %1-5 oranında gözlenir(96).
               CMV pnömonisinde histopatolojik tutulum > %20 hastada saptanır. Otopsi yapılan hastaların

               1/3’ünde yaygın CMV hastalığına eşlik eden pnömoni vardı (100).
                      CMV  pnömonisi  mortalitesi  en  yüksek  olan  klinik  tablodur  (96,97,101).  CMV
               pnömonisi  olan  vakalarda  ölüm  oranı  %57  olarak  bildirilmiştir.  Olguların  dörtte  biri

               hematolojik hastalığı remisyonda olan hastalardır ve ölüm oranı yüksek (%43) bulunmuştur
               (100).  CMV  pnömonisinde  radyolojik  bulgular  diğer  viral  pnömonilerden  ayırt  edilemez.
               Genellikle   bilateral   multifokal   parankimal   anormallikler,   buzlu   cam   görünümü,

               konsolidasyonlar gelişebilmektedir (102).
                      CMV pnömonisi semptomları non-spesifiktir. Non-prodüktif öksürük, dispne ve hipoksi
               ile  giden  süpüratif  olmayan  bir  pnömoni  şeklinde  gelişir.  Ateş̧  olabilir.  CMV  viremisi  ve

               pnömonisi  birlikte  olabileceği  için  ateş̧,  halsizlik,  artralji,  sitopeni  ve  karaciğer  enzim
               yüksekliği  görülebilmektedir (96,97,101).

                      Erişkin lösemi olgularında BAL sıvısından CMV izolasyonunun duyarlılık ve özgüllüğü
               bilinmemektedir  (96).  Bu  olgularda  CMV  pnömoni  tanısı (CMV  pnömoni  olarak tanımlanan
               olgular  arasında  –  BAL  sıvısında  CMV  izole  edilmesi  +  klinik  ve  radyoloji  olarak  pnömoni

               tanısı)  konan  olguların  %18’inde  tedavisiz  gerilemektedir  (100).  CMV'nin  BAL  sıvısından
               izolasyonu  zaman  zaman  invaziv  akciğer  hastalığından  ziyade  kolonizasyonu  veya

               orofarengeal  kontaminasyonu  yansıtabilir  (96,97).  CMV  pnömonisinde  hemen  tedaviye
               başlansa bile mortalitesi yüksek klinik durumlardan biridir (97,100). Bu nedenle yakın hasta
               takibi ön plana çıkmaktadır.


               d) CMV enfeksiyonu tedavisi
                      İntravenöz  gansiklovir,  bu  hastalarda  CMV  enfeksiyonunun  tedavisi  için  altın

               standarttır. Oral valgansiklovir ve foskarnet diğer olası seçeneklerdir. Yüksek riskli hastalar
               hariç  (alemtuzumab  alan  hastalar),  geniş̧  kapsamlı  profilaksi  ve  koruyucu  tedavi  genellikle
               önerilmez (93).

                      Tedavi süresi 21-28 gün indüksiyon tedavisini takiben ve 21-28 gün idame tedavisi (5
               mg/kg,  24  saatte  bir)  şeklinde  devam  eder.  Gansiklovir/valgansiklovir  alan  hastaların

               %30’unda nötropeni gelişebilir. Nötropeni geliştiğinde foskarnet (90 mg/kg IV her 12 saatte
               bir  veya  60  mg/kg/gün  günde  üç  kez)  verilir.  Foskarnetin  miyelosüpresyon  potansiyeli


                                                                                                       39
   34   35   36   37   38   39   40   41   42   43   44