Page 12 - Sitomegalovirüs Tanı, Tedavi Uzlaşı Raporu
P. 12

Ticari kullanıma sunulmuş olan CMV IgG avidite testlerinin farklı sonuçlar verebildiği, testler
               arasında henüz standardizasyonun sağlanmamış olduğu akılda tutulmalıdır.


                      CMV enfeksiyonlarının tanısında CMV IgM ve CMV IgG saptayan testlerin kullanımı
               immünkompetan  kişiler  ve  transplantasyon  alıcı  ve  vericilerinin  transplantasyon  öncesi

               serolojik durumlarının belirlenmesi ile sınırlıdır. Konjenital CMV enfeksiyonu tanısında CMV
               IgM  antikorları  yenidoğan  kanında  negatif  olabilir  (20).  Serolojik  testlerin  negatif  olması
               kişinin CMV enfeksiyonuna duyarlı olduğunun göstergesidir.

                      pp65 antijenemi testi: Periferik kanda polimorfonükleer lökositler (PMNL) içerisinde
               virüsün  alt  matriks  proteini  olan  pp65’i  floresanla  işaretli  monoklonal  antikorlar  kullanarak

               saptamaya  yönelik  bir  immünfloresan  testidir.  Hastanın  periferik  kanındaki  PMNL’ler
               sitosantrifüj yardımı ile tek tabaka halinde yayılarak lam üzerinde sitospin preparatı hazırlanır
               ve immün boyama yapılır. PMNL çekirdeklerinin elma yeşili renginde floresanla boyanması

               pozitif sonuçtur ve sitospindeki toplam hücre sayısına (genellikle 200 000) pozitif hücrelerin
               oranı  şeklinde  rapor  edilir  (Beş  pozitif  hücre  varsa  5/200  000  PMNL).  Bu  yöntem  hücre

               kültürü  ile  kanda  CMV  saptanmasından  daha  duyarlıdır  ve  pozitif  sonuç  aktif  CMV
               enfeksiyonu  ile  uyumludur.  Hasta  sayısı  az  olan  küçük  laboratuvarlar  için  uygundur.

               Uygulanabilmesi  için  sitosantrifüj,  immünfloresan  mikroskobu  ve  deneyimli  personel
               gerekmektedir.  Bu  yöntemde  hasta  örnekleri  saklanıp  daha  sonra  çalışılamaz,  alındıktan

               sonra  en  geç  6  saat  içinde  çalışılması  gereklidir.  Lökopenisi  olan  hastalarda  da  yetersiz
               kalmaktadır.


                      Moleküler  testler:  CMV hastalığı gelişme riski olan hastaların takibinde, aktif CMV
               hastalığının  tanısında  ve  tedaviye  yanıtın  izlenmesinde  en  çok  kullanılan  moleküler  test
               kantitatif  polimeraz  zincir  reaksiyonu  (kPZR)  testleridir.  Kalitatif  PZR  testlerinde  viral  yük

               artışı  belirlenemez  ve  ayrıca  latent  virüsle  aktif  replike  olan  virüs  ayırt  edilemeyebilir.
               Laboratuvarlarda  kullanılan  farklı  kPZR  testlerinin  sonuçlarının  karşılaştırılabilmesi  için
               Dünya  Sağlık  Örgütü  (DSÖ)  2010  yılında  bir  CMV  Uluslararası  Standardı  (CMV  US)

               geliştirmiştir. Ticari testler bu standarda göre kalibre edilmektedirler, ancak ne yazık ki henüz
               beklenen  standardizasyon  sağlanamamıştır,  bu  nedenle  aynı  örnekte farklı  kPZR  kitleri  ile
               saptanan CMV DNA miktarı farklı olabilmektedir.


               Kantitatif CMV DNA testinde dikkat edilmesi gerekenler (5,21);

               −  Test  Dünya  Sağlık  Örgütü  tarafından  hazırlanan  CMV  Uluslararsı  Standardı  ile  kalibre
                   edilmiş  olmalı  ve  sonuçlar  IU/mL  olarak  raporlanmalıdır.  Sonuçlar  IU/mL  olarak  rapor
                   edilse  dahi  farklı  CMV  DNA  testlerinde  saptanan  viral  yük  değerleri  aynı  olmayabilir,

                   çünkü testler arasında standardizasyon henüz sağlanabilmiş değildir, bu nedenle hastalar


                                                                                                       12
   7   8   9   10   11   12   13   14   15   16   17