Page 9 - Sitomegalovirüs Tanı, Tedavi Uzlaşı Raporu
P. 9

EPİDEMİYOLOJİ



                      CMV, Herpesviridae ailesinin üyelerinden bir DNA virüsüdür; tükürük bezlerine olan
               tropizmi, hücre kültüründe geç üremesi ve sınırlı tür spesifitesinden dolayı beta herpes alt
               ailesinde yer almaktadır. Bilinen tek enfeksiyon kaynağı insandır. Tüm dünyada ve tüm yaş

               gruplarında  görülmektedir.  CMV;  tükürük,  semen,  idrar,  gözyaşı,  dışkı,  servikovajinal
               sekresyonlar, anne sütü, kan gibi pek çok vücut sıvısında bulunduğu için; cinsel ilişki, kan

               transfüzyonu,  solid  organ  veya  kemik  iliği  transplantasyonu,  emzirme  ve  virusu  saçan
               kişilerle  yakın  temas  gibi  çok  çeşitli  yollarla  horizontal  bulaş  olabilmektedir.  Enfeksiyon
               gebelik  döneminde  geçirildiğinde  ise  vertikal  yolla  bulaş  sözkonusudur  ve  fetus

               transplasental  olarak  enfekte  olur.  Enkübasyon  süresi  4-12  haftadır.  Primer  enfeksiyonun
               ardından  CMV  vücutta  hayat  boyu  latent  olarak  kalır  ve  reaktive  olarak  viral  saçılıma  yol

               açabilir.  Reenfeksiyon  da  sözkonusudur.  Bulaşma  yollarının  yaygınlığı  nedeniyle;  CMV
               seropozitivite  oranları  tüm  toplumlarda  yaşla  birlikte  artmaktadır.  Seroprevalans
               çalışmalarına  bakıldığında;  enfeksiyonun  erken  çocukluk  döneminde  ve  cinsel  aktivitenin

               artmasına  paralel  olarak  reprodüktif  dönemde  pik  yaptığı  görülmektedir.  Kalabalık
               toplumlarda ve düşük sosyoekonomik koşullarda enfeksiyon oranı yüksektir. Sosyoekonomik
               düzeyi  yüksek  toplumlarda  yetişkinler  arasındaki  seropozitivite  oranı  %50-60,  gelişmekte

               olan toplumlarda ise %90-100’dür (6).

                      Ülkemizde CMV seroprevalansı gebeler başta olmak üzere çeşitli hasta gruplarında

               araştırılmış  ve  %85-100  arasında  seropozitiflik  bildirilmiştir  (7-11).  Ülkemizde  0-6  yaş
               grubunda  %68-82,  6-14  yaş  grubunda  %79,5-92  ve  15  yaş  üstünde  %90,2-97,8  olarak
               bildiren  çalışmalar  vardır  (7,8).  Ataman  ve  arkadaşları  yedi  yaşından  önce  %82,1  olan

               seroprevalansın,  yedi  yaş  ve  üstünde  %96,8’e  çıktığını;  buna  göre  ≥7  yaşında  olmanın,
               istatistiksel olarak CMV seropozitifliği ile anlamlı ilişki gösterdiğini bildirmişlerdir (8).

                      Primer CMV enfeksiyonu; immünitesi tam konakta genellikle asemptomatik seyreder,

               nadir olarak mononükleoz benzeri semptomlar olabilir. Ancak transplant alıcıları, kazanılmış
               immünyetmezlik sendromu (AIDS)  gibi  immünyetmezliği  olan  hastalarda  ve  immün  sistemi

               henüz gelişmemiş fetusta çok ciddi hasarlara yol açabilmektedir. CMV solid organ transplant
               alıcılarında  hastalık  ve  mortalitenin  en  önemli  sebeplerinden  biridir.  Herhangi  bir  koruma
               tedavisi  yapılmadığında  CMV  hastalığı  tipik  olarak  transplantasyon  sonrası  ilk  üç  ayda

               görülmekte, profilaksi yapılan hastalarda bu durum profilaksi bitiminde karşımıza çıkmakta ve
               geç başlangıçlı CMV hastalığı olarak tanımlanmaktadır. CMV, büyük olasılıkla allogrefti istila
               etme  eğilimindedir.  Ayrıca  bağışıklık  sistemini  modüle  ederek  birçok  dolaylı  etkiye  yol

                                                                                                         9
   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14