Page 10 - Sitomegalovirüs Tanı, Tedavi Uzlaşı Raporu
P. 10
açmaktadır. CMV, bakteriyemi, invaziv mantar hastalığı ve Epstein-Barr virüsü ile ilişkili
posttransplant lenfoproliferatif hastalık gibi diğer enfeksiyonlarla ilişkilendirilmiştir. CMV
enfeksiyonunun, böbrek alıcılarında kronik allogreft nefropatisi, akciğer alıcılarında
bronşiolitis obliterans ve kalp alıcılarında koroner vaskülopati oluşumuna katkıda bulunduğu
belirtilmiştir. Geç başlangıçlı CMV hastalığında da allogreft tutulumu ve mortalite riski
bulunmaktadır. Solid organ nakli (SON)’da vericinin CMV seropozitif, alıcının CMV
seronegatif olması serolojik açıdan en önemli risk faktörüdür. Kök hücre transplantasyonu
(KHT) alıcıları için ise CMV seropozitif olmak serolojik açıdan risk oluşturmaktadır. CMV,
KHT alıcılarında transplantasyon sonrası ilk 100 günde önemli hastalık ve mortalite nedenidir
(12-14).
İntrauterin enfeksiyon riski primer maternal enfeksiyon sırasında yüksek olmakla
birlikte, reaktivasyon veya reenfeksiyon şeklindeki primer olmayan maternal enfeksiyon
sırasında da bulaş söz konusudur. Konjenital CMV enfeksiyonu görülme sıklığı toplumun
epidemiyolojik özellikleri ile ilişkilidir. Yüksek seroprevalanslı toplumlarda konjenital CMV
enfeksiyonu oranları daha yüksektir. CMV seroimmün gebelerde fetusa intrauterin CMV
bulaşı olduğu kanıtlanmıştır ve semptomatik konjenital CMV enfeksiyonunun şiddeti ve
prognozu açısından, primer ve primer olmayan maternal CMV enfeksiyonları arasında fark
bulunmamıştır. Konjenital CMV enfeksiyonu prevalansı maternal seroprevalansın düşük
olduğu endüstriyelleşmiş ülkelerde %0,6-0,7, maternal seroprevalansın yüksek olduğu
gelişmekte olan ülkelerde ise %1-5 dolaylarındadır (15-16). Ülkemizde konjenital CMV
enfeksiyonu prevalansı %0,2-1,19 arasında bildirilmiştir (17-19).
10

