Page 401 - Enfeksiyon Hastalıkları Kitabı
P. 401

Diyabetik Ayak Enfeksiyonları  381



            Tablo 95.2.  Diyabetik ayak enfeksiyonlarının sınıflandırılması.  feksiyonun ciddiyeti ve olası etken temel alına-
                                                            rak yapılmalıdır.
                                  Enfeksiyonun  PEDİS
            Klinik                                             Hafif ve orta şiddetteki diyabetik ayak en-

                                  ciddiyeti  derecelendirmesi
            Pürülans ve enflamasyon   Enfeksiyon   1        feksiyonları, komplike edici faktörler, hastanın
            bulguları yok         yok                       tedaviye uyumu, yara bakımının özelliğine göre
            Enflamasyon bulgularından                       hastaneye yatış açısından değerlendirilir. Ciddi
            2 veya daha fazlasının varlığı                  enfeksiyonu olan tüm hastalar, komplikasyonlu
            (pürülans veya eritem, ısı artışı,
            kızarıklık, ağrı, endürasyon),                  orta şiddetli enfeksiyonlar (ciddi periferik arter
            ülser çevresindeki selülit ve   Hafif  2        hastalığı, evde bakım olanaksızlığı gibi), ayak-
            eritem ≤2cm, enfeksiyon                         tan tedaviye uyumsuz hastalar, ayaktan tedavide
            deri ve yüzeyel derialtı dokuya
            sınırlı, lokal komplikasyonlar ve               başarısızlık gösteren hastalar yatırılarak tedavi
            sistemik bulgular yok                           edilmelidir.

            Sistemik ve metabolik olarak                       Hafif-orta enfeksiyonlarda, önceden antibi-
            stabil hasta, selülit ≥2 cm,                    yotik kullanımı yoksa aerop gram-pozitif kokla-
            lenfanjitik yayılım, yüzeyel   Orta    3        rın (sıklıkla Staphylococcus aureus) hedef alın-
            fasiya, derin doku apseleri,
            gangren, kas, tendon, eklem ve                  ması yeterlidir. Bu nedenle bu tür hastaların
            kemik tutulumu                                  ampirik tedavisinde birinci kuşak oral sefalos-
            Sistemik toksisite ve metabolik                 porinler (sefaleksin, sefadroksil gibi), sefuroksim
            bozukluk mevcut (üşüme,                         aksetil, klindamisin, dikloksasilin ve amoksisilin/
            titreme, ateş, taşikardi,
            hipotansiyon, konfüzyon,   Ağır        4        klavulonat gibi gram-pozitif etkenleri hedef alan
            kusma, lökositoz, asidoz,                       oral antibiyotikler tedavide uygun seçeneklerdir.
            azotemi, ciddi hiperglisemi)                    Ofloksasin ve siprofloksasin, bu tür enfeksiyon-


                                                            larda genellikle tek başlarına önerilmezler. Bu
           lendirilmesi tedavi süresi ve ortopedik yaklaşım   tür enfeksiyonlarda adı geçen antibiyotikler ile
           açısından oldukça önemlidir. Diyabetik ayak      14 günlük oral tedavide başarı oranı genellikle %
           ülserlerinin değerlendirilmesinde uluslararası   90’ın üzerindedir. Hastanın lezyonlu ayağının is-
           diyabetik ayak uzlaşı sınıflamasına (PEDIS) göre   tirahate alınması ve tedavi başlangıcından sonra

           dolaşım, boyut, derinlik, doku kaybı, enfeksiyon   24-48. saatlerde ilk yanıtın değerlendirilebilmesi
           ve duyu fonksiyonlarının değerlendirilmesi esas   için tekrar muayenesi gerekir. Eğer evde uygun
           alınmıştır. Bu sınıflamaya göre enfeksiyonlar     tedavi yapılamadığı gözlenirse hastanın hastane-

           dört derecede gruplandırılmıştır (Tablo 95.2).   ye yatırılarak tedavisi gündeme gelir. Açık yara
              Osteomiyelitin tanısında düz grafi lerin  du-  varlığında tedaviden iki hafta sonra radyografi -
           yarlılık ve özgüllükleri düşüktür. En değerli yön-  nin tekrarlanması ve osteomiyelitin değerlendi-
           tem manyetik rezonans görüntülemedir.
                                                            rilmesi gerekir.
              Tedavi                                           Ciddi enfeksiyonlarda kültür sonucu ve an-
                                                            tibiyotik duyarlılık sonuçları gelene kadar geniş
              Klinik olarak enfekte olmayan yaralar için  spektrumlu antibiyotik başlanmalıdır. Pseudomo-
           antibiyotik tedavisi önerilmez. Enfeksiyon bul- nas aeruginosa için risk faktörleri olmadığı süre-
           guları olmayan ülserlerden yapılan mikrobiyolo- ce (P. aeruginosa enfeksiyon oranlarının yüksek
           jik incelemeler genellikle kolonizasyonu göster-  olması, ayağın suyla sık temas etmesi) başlangıç
           mektedir. Tüm enfekte yaralarda antibiyoterapi  tedavisinin antipseudomonal olması genellik-
           mutlaka uygulanmalıdır. Antimikrobiyal tedavi,  le gerekli değildir. Metisiline dirençli S. aureus’a
           cerrahi debridman, drenaj, yara bakımı gibi di-  (MRSA) yönelik tedavi, önceden MRSA enfek-
           ğer tedavi yöntemleri ile kombine edilmedikçe  siyon öyküsü, lokal MRSA enfeksiyon/koloni-
           genellikle yetersiz kalır. Kesin tedavi rejimi, kül-  zasyon prevalansı yüksek olduğu zaman ve çok
           tür/antibiyogram sonuçlarının elde edilmesine  ciddi enfeksiyon söz konusu olduğunda düşü-
           ve hastanın ampirik tedaviye verdiği yanıta göre  nülmelidir. Tüm ciddi ve bazı orta şiddette en-
           şekillenmelidir. Ampirik antibiyotik seçimi en-  feksiyonlarda parenteral yol tercih edilmelidir.
   396   397   398   399   400   401   402   403   404   405   406