Page 387 - Enfeksiyon Hastalıkları Kitabı
P. 387

Selülit ve Yüzeyel Deri Enfeksiyonları  367






















            Şekil 91.3.  İmpetigo.                           Şekil 91.4.  Folikülit.


           rarlayan impetigo varlığında kişinin burnunda    kili olan formu, özellikle ciddi “sikozis barbae”
           S. aureus taşıyıcılığı araştırılabilir ve gerekirse   kliniğinde karşımıza çıkabilir ve bu lezyonlarda

           nazal mupirosin uygulaması ile eradikasyon sağ-  sekonder stafilokok enfeksiyonu da gelişebilir.
           lanabilir.                                       Folikülit tedavisinde lokal tedavilerden tuzlu su
              Folikülit; kıl foliküllerini tutan, lokal bir pi-  kompresi, topikal antimikrobiyaller (mupirosin
           yodermi olup kırmızı papül veya püstüller şek-   vb.), veya antifungaller (klotrimazol vb.) genel-
           linde seyreder (Şekil 91.4). Yüzeyel seyirli bir   likle enfeksiyonu kontrol etmek için yeterlidir.
           enfeksiyondur ve lezyonların boyutu 2-5mm dir.   Ciddi ve yaygın lezyonlarda (pseudomonal en-

           Lezyonlar kaşıntılı ve ağrılı olabilir. Sıklıkla bo-  feksiyonlar vb.) oral florokinolon tedavisi öneri-
           yun, göğüs ön duvarı, ön kol ve kalçada özellik-  lebilir. Ciddi ve dirençli folikülit olgularında sık
           le kıllı olan bölgelerde görülür. Çoğunda etken   görülmeyen etkenleri de tanımlayabilmek için
           S. aureus’tur. Yüzme havuzu veya jakuzilerden    kültür alınmalı ve gerekirse biopsi yapılarak en-
           kaynaklanan folikülitlerde etken sıklıkla  P. ae-  feksiyon dışı nedenler de açıklanmalıdır.
           ruginosa olabilir ve bu olgularda konak immün-      Fronkül;  Fronkül  genellikle folikülitin iler-

           süprese veya granülositopenik ise klinik tablo   leyerek derin enflamatuvar bir nodül oluştur-
           ektima gangrenozuma dönüşebilir. Yeni doğan-     ması ile gelişir. Halk arasında daha çok “çıban,
           larda veya uzun süreli antibiyotik veya kortikos-  kan çıbanı’’ olarak bilinir. Etken çoğunlukla  S.
           teroid kullananlarda  Candida  türlerine bağlı   aureus’tur. Fronkül kıl köklerinin bulunduğu,
           gelişen kaşıntılı folikülitler gelişebilir. Bakteriyel   terleme ve sürtünmeye maruz kalan bölgeler-
           olmayan folikülitlerden herpes simpleks ile iliş-  de (boyun, yüz, koltuk altı, kalçalar) görülür.
                                                            Başlangıçta dermiste sert, duyarlı ve kırmızı bir
                                                            nodül olarak başlar, daha sonra yumuşayarak
                                                            dermise yayılan, ağrılı apse karakterini alır (Şekil
                                                            91.5). Doğal seyri içerisinde, püstüle olarak hafi f
                                                            kanlı, pürülan bir akıntı ile drene olarak iyileşir.
                                                               Karbonkül (aslan pençesi); birden fazla
                                                            fronkülün apseleşerek yayılması ile oluşur (Şekil
                                                            91.6). Yara olgunlaştığında spontan olarak dre-
                                                            ne olabilir. Boyun, sırt ve kalçalara yerleşir. Bu
                                                            ağrılı apselere, ateş, halsizlik ve lökositoz eşlik
                                                            edebilir. Bazen, yaraya yapılan müdahalelerin
                                                            de etkisiyle bakteriyemi gelişebilir ve bu durum
                                                            osteomiyelit, endokardit veya metastatik enfek-
                                                            siyon odaklarına yol açabilir. Her iki formda da
            Şekil 91.5.  Fronkül.                           etken genellikle S. aureus’tur.
   382   383   384   385   386   387   388   389   390   391   392