Page 386 - Enfeksiyon Hastalıkları Kitabı
P. 386

366  Enfeksiyon Hastalıkları


           koklar, H. infl uenzae, S. aureus ve S. pneumonia  ler şeklinde başlar. Hızla püstüle olup ardından
           da erizipele neden olabilir. En çok yenidoğanlar,  rüptüre olarak pürülan akıntının ortaya çıkma-
           bebekler ve 30 yaş üstü erişkinlerde gözlenir.  sına yol açar. Kısa sürede kuruyan pürülan akıntı
           Lezyon en sık yüz ve alt ekstremite bölgelerini  impetigo için karekteristik olan altın sarısı, ka-
           tutar. Yüzde geliştiği taktirde kelebek şeklin-  lın kurutları meydana getirir (Şekil 91.3). Ağrı-
           de dağılım gösterir. Karakteristik olarak par-   sız ülserler veya dermise infi ltrasyon yapmayan
           lak kahverengi-kırmızı ödemli bir endürasyon  lezyonlar şeklinde görülür. İmpetigonun derin
           şeklinde olan lezyonun sınırları çevre dokudan  ülserlerle karekterize olan şekli ektima olarak

           kesin hatlarla ayrılmıştır. Streptokokkal faren-  adlandırılmaktadır. Hafif sistemik semptomlar
           jitte olduğu gibi ani başlangıç söz konusudur ve  ve lenfadenopati görülebilir. Klinik bulgular ve
           benzer sistemik belirtiler görülür. Bazı olgularda  muayene ile çoğu zaman tanı konabileceği gibi
           enfeksiyonun daha derin dokulara yayılması ve  kabukların kaldırılması ile alınan eksüda örnek-
           bakteriyemi gelişimi mümkün olabilmektedir.  lerinde gram-pozitif bakterileri göstermekle de
           Erken tanı ve tedavi bu açıdan önemlidir. Erizi-  mümkündür. Kesin tanı, veziküllerden alınan
           pelde lezyonun görüntüsü tipiktir. Ayırıcı tanıda  materyalin Gram boyası ile kültüründe S. pyoge-
           selülit, herpes zoster, kontakt dermatit, ürtiker,  nes veya S. aureus üretilmesi ile konur. Streptoli-
           lyme hastalığının deri bulguları ve deri şarbo-  zin O nun deri lipidlerince inhibe edilmesi nede-
           nu akla gelmelidir. Tedavide penisilin kullanılır  niyle antistreptolizin 0 (ASO) düzeyi yükselmez.
           ve on günlük tedavi süresi genellikle yeterlidir.  Bu nedenle impetigo tanısında ASO’nun tanısal
           Eritromisin alternatiftir. Ağır olgular hastaneye  değeri yoktur. Ancak anti-DNaz B seviyelerin-
           yatırılmalı ve damar yolundan kristalize penisi-  de yükselmeler tanıda anlamlıdır. Ayırıcı tanıda
           lin 8-10 milyon ünite/gün uygulanmalıdır. Eğer  suçiçeği ve derinin herpetik lezyonları mutlaka
           klinik olarak erizipelle selülitin ayırımı yapıla-  akla gelmelidir.
           mıyorsa tedavi penisilinaza dirençli penisilinler   Tedavide; küçük lezyonlar mevcut ise kurut-
           yada birinci kuşak sefalosporinler olarak düzen-  ların kaldırılması, lezyonun sabunlu su ile veya
           lenmelidir.                                      antiseptik solüsyonlarla silinmesi, mupirosin
              İmpetigo;  derinin yüzeyel bir enfeksiyonu-   gibi antibiyotikli krem veya pomadların uygu-
           dur ve genellikle çocuklarda görülür. Tropikal  lanması yeterlidir.  Topikal tedaviye yanıtsız,
           ya da ılıman iklimlerde sosyoekonomik düzeyi  yaygın lezyonlarda oral antibiyotik tedavisi (erit-
           düşük toplumlarda daha sıktır. Etken S. pyogenes  romisin, klaritromisin, azitromisin, sefadroksil,
           veya S. aureus’ tur. Bazı olgularda bu iki etken  klindamisin veya amoksisilin-klavulonat, 7-10
           birlikte enfeksiyondan sorumlu olabilir.         gün) önerilebilir. Yaygın tutulumlu olgularda
              Streptokokkal impetigo, yüz, boyun ve eks- mutlaka sistemik tedavi verilmelidir. Penisilinler
           tremiteler gibi vücudun açık alanlarında daha sık  [tek doz intramusküler (IM) benzatin penisilin
           görülen lezyonlar olup genellikle küçük vezikül-  (1.200.000 U) veya ampisilin/sulbaktam (4 x 1-2
                                                            g, 5-10 gün) verilebilir. Tedaviye cevapsızlık söz-
                                                            konusu ise etkenin metisilin dirençli S. aureus
                                                            olabileceği göz önünde bulundurulmalı ve am-
                                                            pirik tedavi bu yönde değiştirilmelidir. Strepto-
                                                            kokkal piyodermi sonrası akut romatizmal ateş
                                                            gözlenmez. Bunun tam sebebi henüz açıklan-
                                                            mamıştır. Ancak “nefritojenik” GAS suşları ile
                                                            oluşan deri enfeksiyonlarını takiben poststrep-
                                                            tokokkal glomerülonefrit gelişimi bilinmekte-
                                                            dir. Bu hastalarda önceden tedavi verilmesinin
                                                            glomerülonefrit gelişimini engelleyebileceğine
                                                            ilişkin hiçbir epidemiyolojik veri yoktur. Ancak
                                                            yine de bu durumlarda verilecek tedavi o suşun
            Şekil 91.2.  Alt ekstremitede sınırları belirgin Erizipel.
                                                            eradikasyonu açısından öneme sahiptir. Tek-
   381   382   383   384   385   386   387   388   389   390   391