Page 105 - Enfeksiyon Hastalıkları Kitabı
P. 105

Florokinolonlar  85


           giraz enziminin GyrA komponentinde, gram-        farklar bulunmaktadır. Bütün kinolonlar düşük

           pozitiflerde ise topoizomeraz IV’ü kodlayan       konsantrasyonlarda dahi Enterobactericeae üye-
           genlerden parC genindeki meydana gelen mu-       lerine, E. coli, Klebsiella, Proteus, Serratia, Shi-
           tasyonlar dirence neden olmaktadır.              gella,  Salmonella,  Yersinia türlerine ve  Vibrio
              Kinolon direnci gelişiminde diğer önemli me-  cholerae’ye etkilidirler. Kinolonlar grup olarak
           kanizma ise dış membran porinlerinde (OmpF)      fastidious gram-negatif mikroorganizmalara, ör.
           değişiklik sonucu antibiyotiğin bakteri içine giri-  H. infl uenzae, M. catarrhalis ve penisilin direnç-

           şinin azalması ve pompa eflüks sistemi lie ilacın   li suşlar dahil olmak üzere N. gonorrhoeae ve N.
           geri dışarıya atılmasıdır. Bu tür direnç E. coli, P.   meningitidis’e etkilidir. P. aeruginosa’ya en etkili

           aeruginosa, A. baumannii, pnömokok ve stafi -     kinolon siprofloksasin olup diğer kinolonların
           lokoklarda tanımlanmıştır. Bu durumda başlıca    antipseudomonal etkileri daha azdır. Siprofl ok-
           karbapenemler olmak üzere diğer sınıftan anti-   sasin ve ofl oksasinin stafilokoklara etkinliği ol-

           biyotiklere de direnç ortaya çıkmaktadır.        makla birlikte bu etki düşüktür. 3. ve 4. kuşak

              Daha nadir görülen plazmid aracılı kinolon di-  kinolonlarda stafilokoklar ve pnömokoklar dahil
           renci ise E. coli ve Klebsiella’da tanımlanmış olup   olmak üzere gram-pozitif etkinlik daha fazladır.
           qnr geni varlığında ortaya çıkmaktadır ve kinolon-  İkinci kuşak kinolonlarda anaerop bakterilere
           lara ek olarak, karbapenemler hariç -laktam an-  etkinlik çok zayıftır veya yoktur. Buna karşın
           tibiyotiklere, aminoglikozidlere, sülfonamidlere ve   moksifloksasin gibi 4. kuşak kinolonların Bacte-

           kloramfenikole de direnç görülmektedir.          roides fragilis, Fusobacterium, Prevotella türleri
                                                            ve Clostridium diffi  cile’ye karşı etkinlikleri bu-
              Farmakokinetik ve Farmakodinamik              lunmaktadır. Kinolonlar hücre içi patojenlerden
            Özellikleri                                     Mycoplasma pneumoniae, Chlamidia pneumo-
                                                            niae ve Legionella pneumophila’ya karşı etkin-
                                                            dirler. Mycobacterium tuberculosis’e karşı da an-
              Kinolonların çoğu mükemmele yakın biyo-
                                                            timikrobiyal etkinlikleri bulunmaktadır.
           yararlanım göstermektedir. Oral alım sonrasın-
           da gastrointestinal sistemden emilimleri iyidir
           ve hücrelere, ekstravasküler kompartmanlara        Klinik Kullanım
           ve dokulara dağılımı çok iyidir. Kemik, böbrek,
           prostat ve lökositlerde konsatre olurlar. Ofl ok-    Genitoüriner enfeksiyonlar:  Bütün kino-
           sasin hariç beyin omurilik sıvısına geçişleri kı-  lonlar genitoüriner sistemde yüksek konsant-
           sıtlıdır. Meninks enflamasyonu varlığında geçiş   rasyonlara ulaştıklarından ve üriner patojenlere

           artmaktadır. Başlıca karaciğer ve böbrekten atı-  etkili olduklarından üriner sistem enfeksiyonla-

           lırlar, ofloksasin ise sadece böbrekten değişme-  rında yaygın olarak kullanılmaktadırlar. Kompli-
           den atılır. İdrar konsantrasyonları bir çok mikro-  ke olmayan sistit olgularında 3 günlük kısa süreli
           organizmanın minimal inhibitör konsantrasyon     kullanım yeterli iken, pyelonefrit veya komplike
           (MİK) değerlerinin üzerindedir. Böbrek yetmez-   üriner sistem enfeksiyonu olgularına 10-14 gün-
           liğinde doz ayarlaması gerekir.                  lük süreyle kullanılmaktadırlar. Bu amaçla en

              Kinolonlar aminoglikozidlere benzer şekilde   çok ofl oksasin,  siprofloksasin ve levofl oksasin
           konsantrasyon bağımlı etki gösterirler ve belirgin   kullanılmaktadır. Ciddi olgularda parenteral te-
           postantibiyotik etkileri vardır. C  /MİK oranı   davi başlanıp sonra oral forma dönülmesi hospi-
                                            max
           >10 veya AUC/MİK oranı >125 olduğunda an-        talizasyon süresini kısaltmaktadır.
           lamlı klinik ve mikrobiyolojik etki sağlanmaktadır.   Prostat dokusuna yüksek konsantrasyonda
                                                            geçmeleri nedeniyle prostatit tedavisinde 4-6
                                                            haftalık süreyle ofl oksasin, siprofl oksasin, levof-
            Etki Spektrumu                                  loksasin vb. norfloksasin kullanımı ile başarılı

                                                            sonuçlar alınmıştır.
              Kinolonlar geniş bir antimikrobiyal etki
                                                               Solunum sistemi enfeksiyonları: Akut bak-
           spektrumuna sahiptirler. Ancak çeşitli kinolon-
                                                            teriyel sinüzit tedavisi için levofl oksasin, moksif-
           lar arasında etki spektrumu açısından belirgin
   100   101   102   103   104   105   106   107   108   109   110