Page 34 - Toksoplazmoz Tanı ve Tedavi Uzlaşı Raporu
P. 34

Toksoplazmoz Tanı ve Tedavi Uzlaşı Raporu

              rın az bir kısmında spontan düşük, prematürite ve ölü doğum-  sülfonamidlerle tedavi olmaksızın veya tedaviye rağmen en-
            la sonuçlanmaktadır. Konjenital toksoplazmozda, geniş bir kli-  telektüel  bozulma  da ortaya  çıkar.  Nöbetler ve  fokal motor
            nik çeşitlilik olmasına rağmen, %70 infant subkliniktir (8).   kusurlar, doğumda enfeksiyon subklinik olsa bile yenidoğan
                                                               döneminden sonra belirgin hale gelebilir. Konjenital toksop-
            Göz ve santral sinir sistemi tutulumu hastalığın önemli belirti-
            lerindendir. Koryoretinit, intrakraniyal kalsifikasyonlar ve hid-  lazmozlu bebeklerin en az %50’sinde BOS anormallikleri görü-
            rosefali, hastalığın klasik üçlüsünü oluşturur. Ateş, hidrosefali   lür. BOS protein seviyesi >1 g/dL şiddetli santral sinir sistemi
            veya mikrosefali, hepatosplenomegali, sarılık, konvülsiyonlar,   toksoplazmozunun özelliğidir ve genellikle hidrosefali eşlik
            koryoretinit (genellikle iki taraflı), serebral kalsifikasyonlar ve   eder (8).
            beyin omurilik sıvısı (BOS) anormallikleri (belirgin şekilde art-  GÖz BulGuları
            mış protein  konsantrasyonu ve mononükleer pleositoz)  şid-  Hemen hemen tedavi edilmeyen tüm doğuştan enfekte be-
            detli konjenital toksoplazmozun klasik özellikleri olarak kabul   bekler, yetişkinlik döneminde koryoretinal lezyonlar geliştirir
            edilir. Diğer daha az görülen bulgular arasında döküntü (ma-  ve ciddi görme bozukluğuna sahip olabilir. T. gondii ile doğuş-
            külopapüler, peteşiyal veya her ikisi), miyokardit, pnömoni ve   tan enfekte olan kişilerde fokal nekrotizan retinit gelişmekte-
            solunum sıkıntısı, işitme kusurları, eritroblastoz benzeri bir tab-  dir. Retina dekolmanı oluşabilir. Makula da dahil olmak üzere
            lo, trombositopeni, lenfositoz, monositoz ve nefrotik sendrom   retinanın herhangi bir kısmı tek taraflı veya iki taraflı olarak
            yer alır. Toxoplasma iç kulakta ve mastoidde tespit edilmiştir ve   tutulabilir. Aktif konjenital Toxoplasmada retina lezyonları ge-
            buna bağlı enflamasyon sağırlıkla sonuçlanır. Miyelit ile birlikte   nellikle iki taraflıdır (8). Konjenital lezyonların %58’i makulayı
            artan flask paralizisi de bildirilmiştir (8,9).
                                                               içerir. Optik sinir tutulabilir ve görme bozukluğuna yol açabi-
            Cilt BulGuları                                     lir. Şiddetli retina lezyonları ve vitritle birlikte ikincil ön üveit
                                                               gelişebilir ve bazen dış gözde eriteme yol açabilir. Diğer okü-
            Konjenital toksoplazmozlu yenidoğan bebeklerde cilt bulgula-  ler bulgular, ön kamarada hücreler ve protein, büyük keratik
            rı trombositopeniye ikincil döküntüler ve sarılık ve/veya pete-  çökeltiler, arka sineşi, iris üzerinde nodüller ve iris yüzeyinde
            şileri içerir, ancak trombositopeniye ikincil ekimozlar ve büyük   neovasküler oluşum, bazen artmış göz içi basıncı ve glokom-
            kanamalar da görülür. Döküntüler ince noktalı, yaygın makü-  dur. Nadiren ekstraoküler kaslar da doğrudan tutulabilir. Diğer
            lopapüler, lentiküler, koyu mavi-kırmızı, keskin sınırlı maküler   belirtiler arasında şaşılık, nistagmus, görme bozukluğu ve mik-
            veya yaygın mavi ve papüler olabilir. Avuç içi ve ayak tabanları   roftalmi bulunur (8,9).
            dahil tüm vücudu tutan makula döküntüleri, eksfolyatif der-
            matit ve kutanöz kalsifikasyonlar tanımlanmıştır. Karaciğer tu-  Dünyanın belirli bölgelerindeki bebeklerde daha şiddetli oküler
            tulumu ve/veya hemoliz ile seyreden sarılık, konjenital enfeksi-  hastalık görülür. Örneğin, Avrupa ile karşılaştırıldığında Brezil-
            yona bağlı interstisyel pnömoniye bağlı siyanoz ve miyokardit   ya’da doğuştan enfekte çocuklarda daha sık koryoretinit, çoklu
            veya nefrotik sendroma sekonder ödem bulunabilir. Sarılık ve   ve daha büyük göz lezyonları, arka kutupta yer alan ve görme
            konjuge hiperbilirubinemi aylarca sürebilir (8,9).  bozukluğuna neden olan ve görmeyi tehdit eden lezyonlar bu-
                                                               lunur. Bu farklılıklar, bölgedeki daha virülan suşa, gebelikteki
            Santral Sinir SiStEmi BulGuları
                                                               yüksek parazitemiye veya ulusal prenatal tarama ve tedavideki
            Konjenital toksoplazmozun nörolojik belirtileri, ağır akut en-  eksikliklere veya hepsine bağlı olarak görülüyor olabilir (8).
            sefalopatiden gizli nörolojik sendromlara kadar değişir. Tok-  KulaK ilE ilGili BulGular
            soplazmoz, özellikle retina lezyonları mevcutsa, <1 yaşındaki
            çocuklarda teşhis edilmemiş herhangi bir nörolojik hastalığın   Hem hafif hem de şiddetli sensörinöral işitme kaybı meydana
            potansiyel nedeni olarak düşünülmelidir (8).       gelebilir. Bunun stabil mi, yoksa ilerleyici bir bozukluk mu ol-
                                                               duğu bilinmemektedir. Yaşamın birinci yılında tedavi, işitme
             Hidrosefali, konjenital toksoplazmozun tek klinik nörolojik   kaybı sıklığının azalmasıyla ilişkilidir (8).
            belirtisi olabilir ve şant yerleştirilmesini gerektirir. Hidrosefali
            doğum öncesi ortaya çıkabilir ve perinatal dönemde ilerleye-  Konjenital toksoplazmoz geniş bir klinik spektruma sahiptir.
            bilir veya daha az sıklıkla yaşamın ilerleyen dönemlerinde orta-  Konjenital toksoplazmozlu bebeklerin büyük bir kısmı doğum-
            ya çıkabilir. Nöbet tipleri değişkendir ve fokal motor nöbetler,   da asemptomatiktir; ancak %10-30’u doğumda  veya erken
            küçük ve büyük mal nöbetler, kas seğirmesi, opistotonus ve   bebeklik döneminde semptomatiktir (9,10). Ağır klinik tablo
            hipsaritmi içerir. Omurilik veya bulbar tutulum ekstremitelerde   genellikle anne, gebeliğin ilk trimesterinde enfekte olduysa
            felç, yutma güçlüğü ve solunum sıkıntısı ile kendini göstere-  ortaya çıkar (10).
            bilir. Mikrosefali genellikle ciddi beyin hasarını yansıtır, ancak   Konjenital toksoplazmozda göz ve santral sinir sistemi (SSS) tu-
            konjenital  toksoplazmozun  neden  olduğu  mikrosefalisi  olan   tulumu karakteristiktir (9). Klasik triadı koryoretinit, hidrosefali
            ve tedavi edilen bazı çocukların normal veya hatta üstün bi-  ve intrakraniyal kalsifikasyonlardır. Ancak bu klasik triad olgu-
            lişsel işlevleri vardır. Yaşamın birinci yılında semptomatik olan   ların %10’undan azında görülür (10). Ağır şekilde etkilenmiş
            tedavi edilmemiş konjenital toksoplazmoz, bilişsel işlevler-  dissemine toksoplazmoz enfeksiyonlu fetüs/infant intrauterin
            de önemli azalmaya ve gelişimsel gecikmeye neden olabilir.     dönemde ya da yaşamın ilk birkaç günü içerisinde eksitus ola-
            Subklinik enfeksiyonu olan bazı çocuklarda, primetamin ve
                                                               bilir.

                                                                                                           25
   29   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39