Page 419 - Enfeksiyon Hastalıkları Kitabı
P. 419
İntestinal Sestodlar 399
san-sığır-insandır (Şekil 99.1). Parazitin insana Klinik Özellikler
bulaşması özellikle çiğ veya az pişmiş sığır etinin
yenilmesiyle olur. Böylece sığır etinde bulunan Erişkin paraziti taşıyan çoğu hasta asemp-
larvalar alınmış olur. Sığır etinde bulunan para- tomatiktir. En sık görülen semptom halkaların
zitin larval formuna cysticercus bovis adı veril- anüsden atılmasıdır. Hastada hırçınlaşma, sinirli-
mektedir. T. saginata’ya bağlı insan sistiserkozu lik, uykusuzluk, baş ağrısı, konsantrasyon bozuk-
n adir olgular dışında bildirilmemiştir. Enfekte luğu, bazı hastalarda özellikle epigastrik bölgede
etlerle uğraşan insanların ellerine sistiserkoz’la- olan karın ağrısı, bulantı, kusma, halsizlik, iştah-
rın bulaşması sonucu ellerini ağızlarına götür- sızlık ve ishal şikayetlerinden bir veya birkaçı gö-
meleriyle de T. saginata’nın insanlara bulaşması rülebilmektedir. Az sayıdaki hastada ürtiker gö-
mümkündür. Ülkemizde çiğ köfte tüketiminin rülür. Nadiren halkaların anormal yerleşimlerine
fazla olduğu yörelerde sıktır. bağlı bulgular olabilmektedir. Örneğin halkaların
kusma sırasında solunum yolunu tıkamasıyla as-
Parazitin Yapısı ve Yaşam Döngüsü fiksi, apandis lümenini tıkamasıyla akut apandisit,
safra yollarını tıkamasıyla kolesistit gelişebilmek-
Erişkin parazitin boyu genellikle 5 metredir tedir. Vajina’dan giren halkalar uterusa yerleşerek
ancak 25 metreye kadar da ulaşabilir, parazit postmenapozal kanamalara sebep olabilir.
1000-2000 halkadan oluşur. Oysa T. solium’un
halka sayısı daha azdır (yaklaşık 1000) ve erişkin Tanı
formunun uzunluğu 2-7 metre kadardır.
T. saginata skoleksinde çengel bulunmaz Genellikle dışkı ve selofan bant yöntemiyle pa-
bu nedenle silahsız tenya olarak da adlandırıl- razit yumurta ve halkalarının saptanmasıyla konur.
maktadır. Skoleksinde çengel içermemesi ile T. Tenyaların tür ayırımı baş kısmının incelenmesi ve
solium’dan ayrılır. halkalardaki uterus yan dal sayısına göre yapılır.
T. saginata’nın gebe halkalarının her biri T. saginata halkalarının yumurtlama deliği
100.000 civarında yumurta taşımaktadır. Bu sayı bulunmadığından, halkalar bağırsakta parçalan-
T. solium için yaklaşık 50.000’dir. Tenyalarda tür mamışlarsa yumurtalar dışkıda görülmeyebilir.
tayininde gebe halkalardaki ana uterin yan dal Anüs bölgesinde parçalanan halkalardan çıkan
sayısı önemlidir. T. saginata’da 15-20 olan yan yumurtaları selofan bant yöntemiyle saptamak
dal sayısı, T. solium’da 7-13’tür. Uterus yan dal- mümkündür.
ları direkt muayene ile görülebileceği gibi hint Hastaların %15’inde kanda eozinofi li saptanır.
mürekkebinin lateral genital delikten enjeksiyo- Dışkıda ELISA yöntemiyle tenya spesifi k kopro-
nu yoluyla da görülür hale getirilebilir. antijenler (solubl dışkı antijenleri) saptanabil-
T. saginata’nın kopan halkaları, T. solium mekte, PCR ile T. saginata DNA’sı gösterilebil-
halkalarından farklı olarak hareketlidir. Bu hal- mektedir. Başarılı bir tedaviden 9-17 gün sonra
kalar kendi aktif hareketleri ile dışkılama sıra- ELISA ile dışkıda koproantijen testi negatifl eşir,
sında, hasta otururken, yatarken veya günlük bu nedenle tedavi sonrası hasta takibinde ELISA
aktiviteler sırasında zaman zaman anüsten dışa- yönteminin kullanılabileceği bildirilmiştir.
rı çıkarlar. Kişilerin istekleri dışında oluşan bu
durum nedeniyle halk arasında parazite “abdest Tedavi
bozan” adı verilmiştir. İlk seçenek, prazikuantel 5-10 mg/kg, oral,
Gebe halkalardaki yumurtalar ancak dışkı- tek doz verilmesidir. Erişkin ve ≥ 4 yaş çocuk-
ya çıkan halkanın parçalanması ile serbest hale lardaki doz aynıdır. İlacın 4 yaş altına verilmesi
geçebilir. T. saginata yumurtası yaklaşık 35 μm güvenli değildir. Ülkemizde prazikuantel insan-
çapında yuvarlak veya ovaldir, kalın enine çizgili larda kullanımı için preparat halihazırda bulun-
bir kabukla çevrili olup 6 adet çengelli embriyo mamaktadır.
(onkosfer) içerir. Dışkıyla atılan ve otlaklarda Tedavide niklozamid de kullanılabilir. Nik-
bulunan yumurta veya gebe halkalar sığırlar ta- lozamid parazitin mitokondrisinde oksidatif
rafından ağızdan alınır. fosforilasyonu, ATP yapımını ve anaerop me-

