Page 29 - Enfeksiyon Hastalıkları Kitabı
P. 29
Enfeksiyon Hastalıklarının Dünü, Bugünü, Yarını 9
muştur. Ancak, daha sonra antistafi lokokkal 1. Demografideki ve Davranışlardaki
penisilinler ile sefalosporinlerin geliştirilmesi Değişimler
ve toksik etkileri nedeniyle uzun süre sadece al-
Önceleri nüfusun önemli bir kısmı kırsal alan-
ternatif ilaç olarak kullanılmıştır. 1982 yılından
da yaşardı. Kentsel alanlara göç ile buradaki
sonra giderek artan metisilin dirençli S. aure-
us ve koagülaz negatif stafi lokok enfeksiyonları nüfus arttı. Bu durum aşırı kalabalık oluşması,
kötü hijyen, uygun olmayan sanitasyon ile so-
nedeniyle yeniden gündeme gelmiştir. Formü-
nuçlanmaktadır. Ayrıca kentsel yeni yerleşim
lünün geliştirilmesi ile yan etkileri de azaldığın-
alanlarına hizmet sunumu zorlaşmaktadır. Bir-
dan kullanımı yaygınlaşmıştır. Ancak, bu kez de
leşmiş Milletler’e göre bugün kentsel alanlarda
direnç problemi ile karşılaşılmıştır. 1989 yılında
ABD’de vankomisin dirençli enterokoklar, 1996 yaşayan nüfusun yarısı şantiye ya da gecekondu
tarzı alanlarda yaşamaktadır.
yılında Japonya’da vankomisine orta duyarlı
Immünsupresif hasta sayısındaki artış fırsatçı
S. aureus ve nihayet 2002 yılında yine ABD’de enfeksiyonlardaki artışı da beraberinde getirmiş-
vankomisin dirençli S. aureus bildirilmiştir. Bu
tir. Organ nakillerinin çeşitliliğinin ve sayısının
dirençli bakteriler, önümüzdeki yıllarda ülke-
giderek artması uzun süreli immünsüpresif ilaç
mizde de özellikle hastane enfeksiyonlarında
kullanan hasta sayısını belirgin ölçüde artırmış-
çok önemli sorunlar yaşanmasına yol açacaktır.
tır. Ayrıca ciddi romatizmal hastalıklar da son
seçenek olarak tercih edilmeye başlayan TNF
alfa blokeri vb. ilaçlar da ciddi immünsüpresif
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik etkileri nedeniyle latent enfeksiyonların (Tü-
Mikrobiyolojinin Bugünü ve Geleceği berküloz vb.) reaktivasyonuna ve asemptomatik
kronik viral enfeksiyonların (HBV enfeksiyonu
Enfeksiyon hastalıklarının hekimliğin diğer dal- vb.) aktifleşmesine neden olabilmektedirler. Baş-
larından önemli bir ayrıcalığı vardır; bu grup ta Avrupa ve Amerika olmak üzere geriatrik yaş
hastalar dünyadaki bütün toplumlar içinde grubundaki popülasyonun giderek artması da
süreklilik gösteren bir hareketlilik, değişim ve immünsüpresif birey sayısının doğal olarak artışı
dinamizm içindedir. Örneğin, teknolojinin ileri anlamına gelebilir. Ülkemizde de 2010 yılı itiba-
düzeylerini yaşayan günümüz uygar ülkeleri bu riyle ortalama yaş son iki dekad içerisinde 10 yıl
hastalıklarla savaşta belirli bir aşamaya gelirken artarak erkeklerde 70 kadınlarda ise 80 olmuştur.
yeni sorunlarla karşılaşmaktadır. Uyuşturucu ilaçların kullanımı ve cinsel ya-
Ülkemizde ise izlenen sağlık politikası ile şama ait davranış değişiklikleri, hastalıkların
alınan bazı önlemler köklü ve yeterli değildir. yayılmasında önemli rol oynamaktadır. HIV,
Örneğin, bir zamanlar eradike edildiği sanılan Hepatit B ve C enfeksiyonlarında önemli artış-
malarya yeniden güncel hale gelmiştir. Ayrıca, lar gözlenmektedir.
kıtalararası geçit yolu sağlayan coğrafi konu-
mumuz, ekzotik enfeksiyonlar açısından teh- 2. Teknoloji ve Endüstrideki Gelişmeler
like yaratmaktadır. Toplumumuzda halen bir Tarım alanındaki değişiklikler, gıda güvenliğini
çok protozoer ve bakteri enfeksiyonları, ende- önemli ölçüde etkilemektedir. Kuraklık, tahıl-
mo-epidemi ve sporadiler halinde sürmektedir. ları mikotoksin üreten mantarlara duyarlı hale
Bunların çoğu, DSÖ’ne yansıyan istatistiklerin getirmektedir. Buna karşılık sulu tarım Aero-
ötesinde bir boyut ve önem taşımaktadır. monas türlerinin gelişmesine yol açmaktadır.
Bugün enfeksiyon etkenleri kendilerine yeni Bu patojenler nozokomiyal, yara yeri, su ve gıda
konakçılar bulmakta, bulaşma yollarında fark- kaynaklı enfeksiyonlara neden olmaktadır.
lı yollar izleyebilmektedir. Bu süreci etkileyen Gıdaların saklanmasında önemli gelişmeler
çeşitli faktörler vardır. Bu faktörlerin tek başına olmasına karşın, serbest mantarlar ile botulis-
etkileri yerine tüm faktörlerin bir arada etki et- mus oluşmasına yol açabilecek bakterilerin ba-
tikleri unutulmamalıdır: rınabileceği koşullar oluşabilmektedir.

