Page 24 - Enfeksiyon Hastalıkları Kitabı
P. 24

4    Enfeksiyon Hastalıkları


           tahripkar hikayelerinden birisidir. Milyonlarca  Şiddetli pandemileri ile milyonlarca insanın ca-
           insanı mağdur etmiştir ve etmeye de devam et-    nına kıyan enfeksiyon, zaman zaman kıtalara
           mektedir.                                        hakim olmuş, büyük göçlerle ulusları sürükle-
              Sıtma ile en eski kayıtlara eski Mısır ve     miştir. Veba ilk kez M.Ö. 300 yılında Libya, Mısır
           Çin’de rastlanmaktadır. M.Ö. beşinci yüzyılda    ve Suriye topraklarında tanımlanmıştır. Bundan
           Hipokrat, tekrarlayan ateş ve dalak büyüklüğü    önce de Asya’nın korkunç pandemilerini yazan
           ile seyreden malarya sendromunu ve bataklıkla
                                                            Hint hekimleri olmuştur. Vebanın Avrupa’ya 6.
           ilişkisini açıkça tanımlamıştır; önerdiği batak-
                                                            yüzyılda geçtiği bildirilmiştir. Ondördüncü yüz-
           lık drenajı bugün hala geçerlidir. Esasen malaya   yılda Çin’den kalkan büyük bir pandemi, bütün
           adını buradan (mal-air = fena havanın solun-     Asya’yı kaplayarak 25 milyon insanı öldürdükten
           ması) almaktadır. Türk hekimlerinden İbn-i
           Sina ve Ebubekir Razi’nin eserlerinde sıtma ola-  sonra, Avrupa ve Afrika’ya geçmiştir. Bundan
           rak tanımlanan ateş şekilleri vardır. Malarya’ya   sonra da veba Avrupa’da hiç kaybolmamış, sık
           Homer’in “İliada”sında ve Shakespeare’in eser-   sık epidemi ve pandemiler yapmıştır. Avrupa’dan
           lerinde de rastlanmaktadır.                      da Güney ve Kuzey Amerika’ya atlamıştır. Bu
              Güney Amerika’da 1630 yılında kına kına       pandemilerden ülkemiz de zarar görmüş; önem-
           ağacının kabuğunun ateşli hastalığa iyi geldiği   li kayıplar yaşanmıştır.
           bulunmuş ve bu madde 1648’den sonra sıtma           Bazı pandemiler akciğer vebası şeklinde gö-
           tedavisinde yaygın olarak kullanılmıştır. Mec-   rülüp hastaları asfiksi ile öldürdüğünden buna
           kel, Virchow ve Kelsch, sıtmalı hasta organla-   Kara Ölüm adı verilmiştir. Avrupa’da Milano
           rında ve kanında biriken pigmentleri sapta-      (1630), Londra (1665), Marsilya (1721) epide-
           mışlardır. Laveran 1880’de, sıtmalı hastaların  mileri meşhurdur. Bu sırada veba iyice tanınıp
           alyuvarlarında sıtma parazitini göstermiş, Ross  korunma önlemleri uygulanmaya başladığın-
           vektör olarak sivrisineği belirlemiştir. 1912’de   dan, 1843’den sonra Avrupa’dan; bunu izleye-
           plazmodilerin kültürü yapılmıştır.               rek de Anadolu’dan Suriye ve Filistin’e çekilmiş;
              DDT 1939’da insektisit olarak kullanıma gir-  Rusya’da endemik odaklar halinde kalmıştır.
           miştir. Sonraki yıllarda çeşitli insektisitler ve   Vebanın etkeni, 1894’de Yersin tarafından keş-
           özellikle antimalaryal olarak klorokininin sen-  fedilmiştir.
           tezi malaryanın kontrolüne yeni boyutlar ka-        Veba dünyadan tamamen kaybolmuş de-
           zandırmıştır.                                    ğildir; Rusya’da Ural Dağları eteklerinde ve
              DSÖ’nün malarya eradikasyon programı
           1955’de başlamıştır. Ancak, vektörlerin insekti-  Astragan’da, ayrıca Çin, Güney Afrika ve Gü-
           sitlere karşı direnç geliştirmesi, plazmodyum-   ney Amerika’da veba odakları vardır. Arabistan,
           lardan özellikle P. falciparum suşlarının ilaçlara   Suriye ve İran’da da odaklar bulunması ülkemiz
           karşı direnç geliştirmesi, endemik bazı bölge-   açısından önemlidir. Yurdumuzda son olarak
           lerdeki politik ve idari organizasyon bozukluk-  1947 yılında, Suriye’den giren ve Akçakale köy-
           ları nedeniyle 1976 yılında bu programın yeter-  lerine yerleşen 19 kişilik bir epidemi olmuştur.
           siz kaldığı resmen açıklanmıştır.                Tedavi ve eradikasyon çalışmalarına katılan ki-
              Devamlı kültür yöntemleri, monoklonal  şilerde 14 bubon vebası, 5 sepsis görülmüş ve
           antikor yapımı ve genetik mühendisliğinde  sekizi kaybedilmiştir.
           1970’lerdeki gelişmeler sayesinde sıtma aşısı ile   Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Bi-
           ilgili bazı ilerlemeler sağlanmışsa da bugün hala  lim Dalı (EHKM)’nın bugünkü noktaya gelme-
           kullanışlı ve etkin bir sıtma aşısı yoktur. Ayrı-  sinde, gözlem yetenekleri ve araştırma kapasi-
           ca bugün dünyanın birçok bölgesinde sıtmanın     teleri ile pek çok insan rol oynamıştır. Ancak,
           yeniden dirilişi söz konusudur.                  bunlardan bazıları biraz daha fazla tanınmış ve
                                                            örnek insanlar olarak anılmışlardır. Bu değerli
              4. Veba (Taun/kara ölüm)
                                                            bilim adamlarının hayat öyküleri, EHKM’nin
              Veba tanınan en eski hastalıklardan biridir.  tarihçesi ile pek çok noktada çakışmaktadır.
   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29