Page 28 - EKMUD Erişkin Bağışıklama Rehberi 2024
P. 28
Erişkin Bağışıklama Rehberi 2024
2.3. aşılara ilişKin genel Bilgiler
Aşı içeriğinde, aşının üretildiği ortama ilişkin maddeler (yumurta antijenleri, serum
proteinleri, hücre kültürü artıkları gibi), bakteri üremesini engellemek ve antijenin
stabilitesini korumak için kullanılan koruyucu, stabilizatör antibiyotikler ve adjuvanlar
(alüminyum hidroksit, alüminyum fosfat) bulunur. Alüminyum tuzları aşı içeriğinde
çok uzun süredir kullanılmaktadır ve immün cevabı kuvvetlendiren maddelerdir. Dün-
ya Sağlık Örgütü aşılardaki antijenin en azından %80’inin alüminyum ile adsorbe edil-
miş olmasını gerekli kılmıştır. Tiyomersal, neomisin, yumurta proteini gibi maddelere
karşı alerjik reaksiyonlar gelişebilir. Tiyomersal (sodyum etil-cıva tiyosalisilat), organik
bir cıva bileşiğidir. Tek kullanımlık aşılarda tiyomersal eklenmesi gerekli değildir. Aşıla-
rın içerisindeki bu miktar cıva toksisitesi yapabilecek düzeyde değildir.
Aşıya yanıt T ve B hücrelerinin ortak çalışması sonucudur. Genelde aşılamadan
7-10 gün sonra yanıt gelişmeye başlar. Antijenin kimyasal ve fiziksel yapısının yanı
sıra, aşıların saklanması, transfer koşulları, konağın genetik faktörleri, beslenme, yaş,
cinsiyet, stres, fiziksel durum (obezite, malnütrisyon), immün yetmezlik (doğal veya
kazanılmış) ve enfeksiyon gibi birçok faktör aşıya yanıtı etkiler.
Aşıların uygulanma bölgesi ve aşılar arasında uyulması gereken süreler aşıların
doğru kullanımında önemli olan konulardır. Antikor içeren kan ürünlerinin kullanımı
ile canlı aşıların uygulanması arasında geçmesi gereken süre ve aynı aşının dozları
arasında bırakılması gereken süreler değişebilmektedir.
2.3.1. antikor-aşı etkileşimleri
Genel olarak inaktive aşılar antikorlardan etkilenmez, canlı aşılar ise etkilenebilir.
Dolaşan antikorlar, bir aşı antijenine karşı oluşacak immün yanıtı azaltabilir, hatta
tamamen engelleyebilir. Bu durum, dolaşan antikorların düzeyi ve aşının türüyle doğ-
rudan ilişkilidir. İnaktive aşılar antikorlardan etkilenmediklerinden immünglobulinler-
den önce, sonra ya da eş zamanlı olarak uygulanabilir. Bu nedenle kuduz, hepatit B
ve tetanoz gibi hastalıkların temas sonrası profilaksisinde immünglobulin ve aşı eş
zamanlı uygulanmaktadır. Canlı aşı ile immünglobulin yakın zamanlı uygulanacak-
sa, ikisi arasında yeterli sürenin bırakılması önerilir. Eğer canlı aşı önce uygulanmışsa
immünglobulin için en az iki hafta (örneğin; bir inkübasyon periyodu) beklenmelidir.
Eğer bu süreye uyulmadıysa aşılanan kişide bağışıklık durumu test edilmeli ya da aşı
dozu tekrarlanmalıdır. İmmünglobulin canlı aşıdan önce uygulanmışsa, aşı yapılma-
dan önce antikorların yıkımı için yeterli süre beklenmelidir. Bu süre, immünglobulin-
deki antikor düzeyine bağlıdır.
Yakın zamanda kan ürünü alınmış olması kızamık-kızamıkçık-kabakulak (KKK) ve
suçiçeği aşıları için önemlidir. Bu aşılar kan ürününden 14 gün önce uygulanmalı ya
da antikor yıkımı sonrasına (ortalama altı ay) ertelenmelidir. Bu sürelere uyulamamış
ve daha yakın aralıklı uygulanmışsa aşı sonrası bağışıklık durumunun serolojik olarak
test edilmesi ve gerekli durumlarda aşının yeniden yapılması uygundur.
Oral tifo ve sarıhumma aşıları canlı aşı olmakla birlikte, immünglobulin ya da diğer
kan ürünlerinden etkilenmediklerinden eş zamanlı ya da herhangi bir aralıkla uygu-
lanabilirler. 7

