Page 25 - Toksoplazmoz Tanı ve Tedavi Uzlaşı Raporu
P. 25
Toksoplazmoz Tanı ve Tedavi Uzlaşı Raporu BÖLÜM 5
GEBELİK ve YENİDOĞANDA TOKSOPLAZMOZ
Giriş c. ayırıcı tanılar
T. gondii genellikle çocukluk ve adölesan döneminde edinilir (1). EBV enfeksiyonu, CMV enfeksiyonu, HIV enfeksiyonu, sifiliz, zi-
Gebelik sırasında ilk kez Toxoplasma enfeksiyonu geliştiğinde kavirüs enfeksiyonu, sarkoidoz ve lenfomayı içerir.
(primer enfeksiyon), parazitler anneden fetüse bulaşabilir ve bu d. Gebelik sonucu
da konjenital toksoplazmozla sonuçlanabilir. Enfekte bebeklerin
çoğunda doğumda klinik enfeksiyon belirtileri görülmez, ancak Seropozitif olan kadınlarda genel düşük riski yaklaşık %0.5’tir (10).
%90 kadarında sekel gelişir. Kanıtlanmış fetal enfeksiyonu olan gebeliklerde, fetal ölüm riski-
nin %1.3-1.6 olduğu tahmin edilmektedir.
Maternal enfeksiyon ileri gebelik haftasındaysa konjenital tok-
soplazmoz-sıklığı artar, enfeksiyon gebeliğin erken döneminde e. Maternal tanı testi için endikasyonlar
ortaya çıktığında ise yenidoğanda şiddetli sekellerin görülme Hamilelik sırasında akut toksoplazmoz şüphesi varsa, örneğin
sıklığı daha fazladır (2,3). (4):
Maternal enfeksiyon
• Semptomlara dayalı olarak annede akut enfeksiyon şüp-
a. Gebelikte akut Primer enfeksiyon insidansı hesi
İnsidans verileri sınırlıdır ve çoğu zaman güncel değildir. Ame- • Fetüste konjenital toksoplazmozu düşündüren ultraso-
rika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir incelemede, akut pri- nografik anormallikler (örneğin; intrakraniyal hiperekojen
mer enfeksiyon insidansının 1000 hamile kadında 0.2 olduğu odaklar veya kalsifikasyonlar ve/veya serebral ventriküler
bildirilmiştir (4). Endüstrileşmiş ve ılıman iklime sahip ülkeler- dilatasyon).
de, 15 ile 45 yaş arasındaki doğurganlık çağındaki kadınların Tüm hamile kadınlar taranmalı mı?
%10-50’sinde T. gondii enfeksiyonuna bağlı serolojik pozitiflik
vardır (5). Prevalans Avrupa genelinde büyük farklılıklar gös- Prenatal tarama/tedavinin risk ve yarar dengesi, tek tek ülkeler/
termektedir. Norveç (%7), Birleşik Krallık (%10), İtalya (%19), kıtalar/bölgeler tarafından tahmin edilmelidir, çünkü hastalık
İspanya (%32), Fransa (%31) (18,19). Ülkemizde bölgelere göre prevalansına ve T. gondii’nin daha virülan suşlarının prevalansı-
değişmekle birlikte %35-70 arasındadır. Bazı tropik bölgelerde, na bağlı olarak değişir (4).
özellikle kontamine toprağa temasın olduğu, az pişmiş et veya Seronegatif gebelerde, etkili olması için tarama sık aralıklarla
arıtılmamış su tüketen topluluklarda yüksek seroprevalans yapılmalıdır. Böylece asemptomatik maternal enfeksiyonda,
oranları (%80’e kadar) bulunur (6-8).
fetal enfeksiyon ve hasarı önleyebilecek tedavinin erkenden
b. klinik Belirtiler (ideal olarak enfeksiyondan sonraki üç hafta içinde) verilmesi
sağlanır (11). Bununla birlikte, taramalar maliyetleri artırır ve
Akut maternal enfeksiyon genellikle asemptomatiktir (vakala- hastalar için rahatsız edicidir.
rın ≥%80’i). Enfeksiyon semptomları spesifik değildir ve hafiftir:
ateş, titreme, terleme, baş ağrısı, miyalji, farenjit, hepatosple- Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Birleşik Krallık ve Avru-
nomegali ve/veya yaygın kaşıntısız makülopapüler döküntü pa’nın bazı bölgelerindeki ulusal dernekler, gebelikte toksop-
başlıca semptomlardır. Ateşli ataklar genellikle iki-üç gün sürer. lazmoz için rutin tarama yapılmasını önermemektedir. Sadece
HIV pozitif gebeler gibi immün sistemi baskılanmış gebeler
Lenfadenopati en sık görülen bulgudur. Prospektif bir Avrupa taranmaktadır. Çünkü hastalığın prevalansı ve maternal enfek-
çalışmasında, enfekte gebelerin %7’sinde lenfadenopati tespit siyon insidansı çok düşüktür ve tarama maliyetlidir (12).
edilmiştir (9). Tipik olarak lenfadenopatiler servikal bölgede
hassasiyet içermeyen bilateral ve simetrik yapıdadır. Lenf nod- Avrupa’nın diğer kısımları farklı bir yaklaşım benimsemiştir; tara-
ları genellikle 3 cm’den küçüktür ve fluktuasyon göstermez. ma, rutin doğum öncesi bakımın bir parçası olarak gebelik bo-
Birkaç gün süren ateşin aksine, lenfadenopati varlığı haftalarca yunca aylık, iki ayda bir veya üç ayda bir yapılmaktadır (9,13).
sürebilir.
Ülkemizde gebelerde yapılan çalışmalar sınırlı sayıdadır. Serop-
Oküler hastalık [koryoretinit (arka üveit)] akut hastalıkta ortaya revalans oranları bölgelere göre farklılık göstermektedir. An-
çıkabilir, ancak reaktivasyonda daha sık görülür. Görme kaybı cak yapılan çalışmalarda vaka sayıları düşük olduğundan tok-
veya uçuşan cisimlerle kendini gösterir. soplazmoz tarama testlerinin yapılmasına bölgeye göre karar

