Page 22 - Enfeksiyon Hastalıkları Kitabı
P. 22

2    Enfeksiyon Hastalıkları


           dan bel soğukluğunun (gonore) sık rastlanma-     yanı sıra ateşler, küçük cerrahi girişimler, kırık

           sına karşın sifilizden hiç söz edilmemektedir.    – çıkıklar, kızamık ve çiçek gibi döküntülü has-
           Burada tanınan enfeksiyon hastalıkları arasında   talıklara ve ilaçlara ilişkindir. Bu kitaplar ampi-
           tüberküloz, pnömoni, plörezi, bronşit, sarılık,   yem, bağırsak hastalıkları, plörezi, zührevi has-
           mide-bağırsak bozuklukları, otit, bel soğuklu-   talıklar hakkında çok ilginç yazılar içermekte-
           ğu sayılabilir. Mezopotamya’da bu hastalıklar-   dir. İbn-i Sina plöreziyi mediastinit ve subfrenik
           la mücadele etmek üzere kullanılan ilaçlardan    apseden ayıran belki de ilk hekimdir. Vebanın
           bazıları ise haşhaş, adem otu, anason, kişniş,   yayılmasında sıçanların rolüne dikkat çekmiş,
           nane, hardal, hurma, selvi, çam, çınar, söğüt,   bazı bulaşıcı hastalıkların plasenta yolu ile ge-
           zeytin, incir, elma, defne, meyan kökü, sarım-   çebileceğini belirtmiştir.
           sak, soğan, turp, susam, buğday gibi bitkiler;
           bazı hayvansal maddeler ile alçi, kireç, kükürt,
           bakır, tuz, şap gibi maddelerdir.                    İnsanlık Tarihinin En Eski ve
              Eski Mısır’da ise çiçek, çocuk felci, tüberkü-  Önemli Bulaşıcı Hastalıkları
           loz, apandisit gibi hastalıkların bilindiğine dair
           bulgular mevcuttur. Ayrıca Nil sularında bulu-
           nan oksiyür ve askaris başta olmak üzere çok        1. Tüberküloz
           sayıdaki parazitin hastalıklara neden olduğunu
           anlamışlardı. Trahomu tanıyor, sıtmada sivrisi-  Tüberküloz insanlık tarihinin bilinen en eski
           neğin ve bataklığın rolünü biliyorlardı. Mısırlı   hastalıklarından biridir. Geçen binlerce yıllık
           hekimler bira mayasını bağırsak hastalıklarında   süre içinde hastalığın insidansı artışlar ve aza-
           hastalara içirirler, cilt hastalıklarında ise sargı   lışlar göstermiş, fakat halk sağlığı için kalıcı bir
           ve yakı olarak apselerin üzerine sürerlerdi. Ba-  tehdit olma özelliğini hep sürdürmüştür. Geç-
           ğırsak ve idrar yolları hastalıklarında, irinli ya-  mişte çiçek, veba veya kolera ile birlikte birçok
           raların tedavisinde ekmek küfü önerirlerdi. Gü-  dramatik salgınlara neden olmuştur. Günü-
           nümüzde, içinde bunan B vitamininden dolayı      müzde ise AIDS ile birlikte benzer bir salgını
           bira mayasının stafi lokoklara, küflerin ise bak-  sergilemektedir.

           terilere karşı etkili olabileceği bilinmektedir.    İnsanoğlunun M.Ö. 8000 yıllarında ilk yerle-
              Roma Uygarlığı enfeksiyon hastalıkları ko-    şik topluluklar oluşturması ve sığırları evcilleş-
           nusunda oldukça iyi durumdadır. Milattan         tirmesiyle birlikte mikobakterilerle tanıştıkları
           sonra birinci yüzyıl sonlarında Celsus ilk defa   tahmin edilmektedir. M.Ö. 3500 yıllarına ait
           iltihabın 4 unsuruna tumor (şişlik), dolor (ağrı),   Mısır mumyalarında ve Ürdün’de bulunan insan
           rubor (kırmızılık) ve calor (ısı) değinmiştir.   iskeletlerinde tüberkülozu düşündüren verteb-
              Ortaçağ hem veba ve çiçek nedeniyle büyük     ra lezyonları (Pott Hastalığı) ve psoas apseleri
           ölümlerin yaşandığı, hem de enfeksiyonlarla      görülmüştür. Hipokrat (M.Ö. 460-377) hastalık
           baş etme konusunda insanlığın bilgisinin arttığı   için erime, tükenme anlamına gelen “phtisis”
           bir dönemdir. Bu dönemde Doğu’lu (Çin, Türk,     deyimini kullanırken, M.S. ikinci yüzyılda ya-
           Arap) hekimlerin son derece doğru gözlemler      şayan Galen bu hastalık için, kendisinden sonra
           yaptıkları ve tedaviler geliştirdikleri bilinmek-  1000 yıl değişmeyen tedavi önerilerinde (isti-
           tedir. Örneğin Razi (9. yy), çiçek ve kızamık    rahat, öksürüğün kesilmesi, göğüs yakıları vb.)
           hastalıklarını ayrıntılı şekilde anlatmış; ateşin   bulunmuştur. Rönesansla birlikte tüberkülozla
           bir hastalık olmadığını, vücudun hastalığı at-   ilgili yeni bilgiler ortaya çıkmıştır.
           mak için çabalaması sonucunda oluştuğunu            Onyedinci yüzyılın başından itibaren
           belirtmiştir.                                    Avrupa’da halk sağlığı ile ilgili kayıtların tutul-
              Bu dönemde yaşayan, hem çağdaşlarını hem      maya başlanmasıyla, 1667 yılında Londra’daki
           de kendinden sonra gelen nesilleri etkileyen en   tüm ölümlerin % 25’inden tüberkülozun so-
           önemli hekimlerden biri İbn-i Sina’dır. Beş cilt-  rumlu tutulduğu bildirilmiştir. Sanayi devrimi
           ten oluşan eseri, anatomi-fi zyoloji, patolojinin   ile birlikte yoksul, yetersiz beslenen ve kalabalık
   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27