Page 15 - İntraabdominal Enfeksiyonlar Uzlaşı Raporu
P. 15

Avkan Oğuz ve ark.                                                              Mediterr J Infect Microb Antimicrob
          İntra-abdominal Enfeksiyonlar “Uzlaşı Raporu”                                                      2016;5:7



          intra-abdominal  kandida  enfeksiyonlarının  patogenezinin   merkez  katılmıştır)  gastrointestinal  cerrahi  sonrası  invaziv
          farklı olduğu vurgulanarak nötropenisi olmayan cerrahi ilişkili   kandidiyazisin önlenmesinde preemptif antifungal tedavinin
                                                          [10]
          peritonit,  apse  vs.  yönetimindeki  öneriler  belirlenmiştir .   randomize, plasebo kontrollü çalışmasında; ekinokandinlerin
          Avrupa’da intra-abdominal kandida enfeksiyonlarında en fazla   preemptif kullanımının bile katkı sağlamadığı gösterilmiştir.
          C. albicans’ın  (%65-82)  etken  olduğu,  mortalitenin  %25-60   Henüz günümüzde İAE’de antifungal profilaksi rutin olarak
          arasında  değiştiği  vurgulanmıştır.  Bu  raporda  belirtilen  intra-  önerilmemektedir.
          abdominal  kandida  enfeksiyonları  için  spesifik  ve  spesifik
          olmayan risk faktörleri Tablo 11’de sunulmuştur. Bu raporda İAE’li   39. Karın duvarı herni onarımlarında çeşitli sentetik (polyester,
          hastalarda en az bir tane spesifik risk faktörü varlığında (IDSA,   polipropilen,  politetrafluoroetilen  (PTFE),  vs.)  ve  biyolojik
                                                                                                     [49]
          CIII) [10,11]  veya risk faktörü olsun olmasın mannan/antimannan   meşler ile farklı onarım teknikleri kullanılır . Bu hastalarda
          ve/veya beta D-glukan ve/veya polimeraz zincirleme tepkimesi   sigara içimi, çoğul nüks (subklinik dormant mikroorganizma
          pozitifliği  olan  hastalarda  (IDSA,  BII)   ampirik  antifungal   varlığı),  deride  drene  olan  sinüs  varlığı,  eşlik  eden  bir  tip
                                         [10]
          kullanımı önerilmektedir.                                stomanın açılmış olması, acil girişim, ASA >3 olması, kötü
                                                                   teknik ve yandaş hastalık (özellikle diyabet, malignite, KOAH
          Ülkemizden  karaciğer  transplantasyonu  yapılan  ve  kandidemi   veya  aterosklerotik  kalp  hastalığı)  varlığı  enfeksiyon  için
          saptanan  hastaların  risk  faktörlerinin  değerlendirildiği  bir
          çalışmada, transplantasyon öncesi hasta hazırlığından başlayarak   artan  riski  ifade  eder.  Kalıcı  sentetik  meşler  enfeksiyona
          özenli  cerrahi  tekniğin  ve  sentetik  greft  yerine  biyolojik   duyarlı  olduğu  için  kontamine  alanlarda  kullanılamaz.
          greft  kullanımının  kandidemi  riskini  azaltacağı  belirtilmiştir.   Polyester  ve  polipropilen  temelli  tüm  meşler  ise  ağır  ve
          Kandidemi  gelişen  hastaların  hepsinde  anastomoz  kaçağı  ve/  yaygın bir adezif yanıt oluşturdukları için genel olarak ve
          veya  reoperasyon/retransplantasyon,  ve/veya  vasküler  greft   çok mecbur kalmadıkça barsak ile temas edecek yüzeylere
          kullanımı ve/veya biliyer komplikasyon varlığı saptanmıştır. En   konmamalıdır.
          sık saptanan tür C. albicans olarak bildirilmiştir . Bir üniversite   Enfeksiyon  kanıtında  polipropilen  bazlı  meşlerin  %70’i,
                                               [45]
          hastanesindeki  cerrahi  yoğun  bakım  ünitesinde  kandidemili   e-PTFE’lerin ise %100’ü çıkartılmaktadır. Çok acil şartlarda, akut/
          hastalardan  en  sık  izole  edilen  ve  mortalitesi  en  yüksek  olan   subakut  kompartman  sendromu  gelişen  ve  karın  içi  enfektif
          türün C. albicans olduğu ve kaba mortalite oranının 30. günde   patolojinin bir aşamada kontrol/tedavi edilemediği hastalıklarda
          %43,9 olduğu da vurgulanmıştır . Bu veriler ışığında, özellikle   kontamine veya enfektif karın duvarı “kısmi ya da tam açık karına”
                                   [46]
          risk  faktörlerini  taşıyan  İAE  olgularında,  ampirik  antifungal   bırakılabilir  (hasar  kontrol  yaklaşımı).  Bu  koşullu  durumlarda
          tedavinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
                                                                karın duvarında geçici kaplama ve organların kapsanması için
          37. Uygun alınan örneklerde C. albicans izole edilirse flukonazol   emilebilen sentetik bir meş tercih edilir. Kompleks karın duvarı
            uygun  bir  seçenektir  (IDSA,  B-II) .  Flukonazole  dirençli   defektlerinin  onarımı  sonrası,  özellikle  uzun  süre  kemoterapi
                                         [5]
            Candida  türleri  için,  bir  ekinokandin  (kaspofungin,   ve/veya  radyoterapi  almış  immünsüprese  kanser  hastalarında,
            mikafungin veya anidulafungin) ile tedavi uygundur (IDSA,   ciddi risk faktörleri varsa, enfeksiyon gelişimi için birden fazla
            B-III).  Kritik  derecede  ağır  hastada,  bir  triazol  yerine  bir   hazırlayıcı  faktör  mevcutsa  veya  entero-kutanöz/-atmosferik
            ekinokandin ile başlangıç tedavisi tavsiye edilir (IDSA, B-III).   fistülizasyonlu ya da fistülizasyonsuz meş protrüzyonu mevcutsa
            Toksisite nedeniyle, başlangıç tedavisi olarak amfoterisin B   (komplike başarısızlık) öncelikle kor etkenleri kapsayacak şekilde
            önerilmez (IDSA, B-II) . Ancak 2016 yılında tekrar gözden   antibiyoterapi uygulanmalıdır. Cerrahi alan enfeksiyonu varlığı
                              [5]
            geçirilen kandidiyazisin yönetimi için klinik pratik rehberinde   durumunda S. aureus başta olmak üzere Gram-olumlu bakteriler
            başlangıç  tedavisi  için  ekinokandin  önerilmektedir .   de dikkate alınmalıdır.
                                                          [11]
            Ülkemizden bildirilen ve genel cerrahi servisinde antifungal
            kullanımının  değerlendirildiği  bir  çalışmada,  İAE’si  olan   İntra-abdominal Enfeksiyonu Olan Hastalarda Antimikrobiyal
            hastalardan en sık izole edilen etkenin C. albicans olduğu,   Tedavinin İzlemi
            en  fazla  flukonazolün  kullanıldığı  ve  özellikle  İAE’si  olan
            bağışıklığı  baskılanmış  hastalarda  antifungal  kullanımının   Klinik İzlem
            kültür  pozitifliğine  bakılmaksızın  daha  fazla  olduğu   Kanıtlanmış  enfeksiyonun  antimikrobiyal  tedavisi,  yeterli
            bildirilmiştir .  Bu  konuda  hasta  özellikleri,  risk  faktörleri   kaynak kontrolü yapıldıysa, dört-yedi gün ile sınırlandırılmalıdır.
                      [47]
            ve lokal flukonazol direnci dikkate alınarak flukonazol veya   Daha uzun tedavi sürelerinin iyileşme ile ilişkisi bulunmamıştır
            ekinokandin tercih edilmelidir.                     (B-III).  Tedavi  süresini  belirleyen  en  önemli  basamak  kaynak

          38. Geçirilmiş  operasyon  ile  ilgili  anastomoz  kaçağı  ve/  kontrolüdür.  Enfeksiyona  dair  semptom  ve  bulguları  ortadan
            veya  tekrarlayan  gastrointestinal  perforasyonları  olan   kalkmış hastalarda daha uzun süre antibiyotik tedavisi gerekli
            hastalarda  flukonazol  profilaksisi  düşünülebilir  (IDSA,  BI).   değildir  (B-III).  Başlangıçtaki  intravenöz  antimikrobiyal
            Azol  direncinin  yüksek  olduğu  durumlarda  ekinokandinler   tedaviden sonra oral tedavi, primer ilaç veya basamak azaltma
            seçilebilir (IDSA, CII) . Ancak Knitsch ve ark.’nın  yaptığı,   tedavisi şeklinde kullanılabilir (IDSA, B-III). İyileşme döneminde
                             [5]
                                                   [48]
            17  ülkeden  53  merkezin  katıldığı  (ülkemizden  de  bir   oral  alabilen  ve  kullanılacak  antibiyotiklere  duyarlı  bakteri
   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19