Page 87 - Sitomegalovirüs Tanı, Tedavi Uzlaşı Raporu
P. 87

kalan rezidü beyaz küre hücreler ile lökosit hücreleriyle ilişkili olmadığı bilinen primer ya da
               latent  enfeksiyonun  reaktivasyonu  esnasında  tespit  edilen  ve  plazmadaki  CMV  DNA’sı  ile

                                                                              ilintili   olan   enfeksiyöz
                 Tİ-CMV Riskini Düşürmek için Kullanılan Yöntemler:
                                                                              virionlardır  (189).  Bu  kısa
                      Lökoredüksiyon                                          dönem  (6  ila  8  hafta)

              I.       Ig G seronegatif bağışçılardan kan temini              içerisinde          bulunan
                                                                              bağışçılardan  kaynaklı  riski
              II.       CMV-DNA negatif bağışçılardan kan temini
                                                                              azaltabilmek  için  NAT  testi
                                                                              uygulanmaktadır.

                      CMV DNA NAT’ın “CMV-güvenli” bileşen elde etme konusunda lökoredüksiyon kadar

               etkili  olduğuna  ya  da  Tİ-CMV  gelişme  riskini  lökoredüksiyona  ilave  olarak  azalttığına  dair
               bilimsel  veri  bulunmamaktadır.  Bununla  beraber,  NAT  çalışılacaksa  bu  işlemin  lökosit
               filtrasyonundan sonra yapılmasının daha uygun olacağı önerilmektedir (190).


               Diğer Yöntemler:

                  I.   Ig M seronegatif bağışçılardan kan bileşeni elde edilmesi

                  II.   Patojen inaktivasyonu


                 III.   Kan bağışçılarında CMV izolasyonu

               Sonuç:


                      Tİ-CMV’nin  önlenmesi  konusunda  birçok  ülkede  lökosit  filtrasyon  işlemi  standart
               olarak  kabul  edilip  uygulanmaktadır.  Bununla  beraber  bazı  ülkelerde  ya  da  merkezlerde
               filtrasyon  işleminin  yanında  ya  da  onun  yerine  CMV-seronegatif  kan  bileşenleri  de

               kullanılabilmektedir.   CMV-seronegatif   bileşenlerin   kullanıldığı   hasta   grupları   da
               ülkeler/merkezler  arası  farklılıklar  gösterebilmektedir.  Ülkemiz  açısından  değerlendirme
               yapıldığında, çok yüksek orandaki CMV-seropozitivitesi nedeniyle Tİ-CMV’nin önlenmesinde

               serolojik  yöntemlerin  yerinin  sınırlı  olduğu  görülmektedir.  Bu  sayede,  kan  bileşenlerine
               filtrasyon yöntemi ile lökoredüksiyon yapılmasının gerekliliği de ortaya çıkmaktadır. Tİ-CMV

               riskini azaltmaya yönelik olarak kullanılan yöntemler Tablo 23’de sunulmuştur.












                                                                                                       87
   82   83   84   85   86   87   88   89   90   91   92