Page 4 - Erişkinlerde Hastanede Gelişen Pnömoni Tanı ve Tedavi Uzlaşı Raporu
P. 4

GİRİŞ                                           Ancak, özellikle yoğun bakım üniteleri, onkoloji ve yanık
                                                                  hastaları gibi yüksek riskli hasta gruplarında en sık görülen
                  Bu uzlaşı raporu; Türk Toraks Derneği (TTD) tarafından daha   hastane kökenli enfeksiyon gerek tüm dünyada, gerekse ül-
                  önce yayınlanan Hastane Kökenli Pnömoniler Tanı ve Tedavi   kemizde HGP’dir [10-13].
                  Rehberleri temel alınarak oluşturulmuştur. Bu raporda Hasta-
                  nede Gelişen Pnömoni (HGP) ve Ventilatörle İlişkili Pnömoni   Tanı  konusundaki  kısıtlılıklar  gerçek  insidansını  tahmin
                  (VİP)’nin tanımlamaları, patogenez, etyoloji, risk faktörleri,   etmede zorluklara neden olsa da, genel olarak hastaneye
                  tanı ve tedavide güncel yaklaşımlar gözden geçirilecektir.   yatan hastalar  arasında  %0.2-2  oranında  görülmektedir
                                                                  [14,15]. Tüm hastane kökenli enfeksiyonlar içindeki HGP
                  Bir önceki HGP rehberinde (2009) [1], sağlık bakımı/hizmeti   oranı coğrafi bölge, hastane ve hasta gruplarındaki farklılık-
                  ile ilişkili pnömoni (SBİP/SHİP) yer almıştır. Bunun nedeni,   lar nedeniyle %15-22 arasında değişmektedir [16,17]. Ül-
                  bazı hastalarda toplumda gelişen pnömoniye, hastanede ge-  kemizde ise farklı merkezlerden bildirilen veriler %0.2-52
                  lişen pnömoniye benzer şekilde, dirençli mikroorganizma-  arasında ciddi farklılıklar göstermektedir [7,8,11-13,15].
                  ların yol açmasıdır. Bu tür pnömoniler temel olarak, son üç   Ülkemizde 22 Üniversite ve Eğitim Araştırma Hastanesin-
                  ay içinde hastaneye yatış, antibiyotik kullanımı, hemodiyaliz   den toplam 56 yoğun bakım ünitesi (YBÜ)’nde toplam 236
                  uygulanması, evde yara bakımı ve bakım evinde yaşama gibi   hasta ile yapılan bir günlük nokta prevelans çalışmasında
                  sağlık hizmetleri ile ilişkili bulunmuştur. Ancak, ilk belirlenen   %28 olarak bildirilmiştir [18].
                  risk  faktörlerinden  herhangi  birinin  bulunmasıyla  konulan
                  SBİP tanısı, pek çok hastada gereksiz yere geniş spektrumlu   Yoğun bakım ünitelerinde tedavi edilen hastalarda HGP
                  antibiyotik kullanılmasına neden olmuştur. İzleyen dönem-  oranları beklenildiği üzere son derece yüksektir. Mekanik
                  de yapılan çalışmalarda, çok ilaca dirençli bakteri enfeksi-  ventilasyon tek başına HGP riskini 6-21 kat arttırmaktadır
                  yonları için belirlenen risk faktörlerinden en az ikisinin ya   [19]. Ülkemizin de içinde bulunduğu Uluslararası Nozoko-
                  da üçünün varlığında geniş spektrumlu antibiyotik tedavisi   mial Enfeksiyon Kontrol Birliği (INICC)’ne dahil gelişmekte
                  başlanmasının daha doğru bir yaklaşım olduğu belirlenmiş-  olan 36 ülkenin cerrahi ve dahili yoğun bakım ünitelerin-
                  tir [2,3]. Ülkemizde yapılan gözlemsel bir çalışmada, risk   deki VİP verileri değerlendirildiğinde, 2004-2009 yılla-
                  faktörleri, son üç ayda hastanede yatma ya da antibiyotik   rı arası ortalama VİP hızı 1000 ventilatör gününde 18.4
                  kullanımı ve nazogastrik sonda ile beslenme olarak belirlen-  (17.9-18.8), 2007-2012 arası ise 16.5 (16.1-16.8) olarak
                  miştir [4]. İlgili çalışmalarda saptanan risk faktörlerinin bir   bildirilmiştir [20,21]. Bu araştırmaya ülkemizden katılan
                  kısmı sağlık hizmeti ile ilişkili olmadığı için SBİP/SHİP terimi   merkezlerin 2003-2012 arası ülkemiz verilerini değerlen-
                  yerine, çok ilaca dirençli Toplumda Gelişen Pnömoni (TGP)   dirdiği çalışmalarında ise, VİP hızı 1000 ventilatör gününde
                  terimi tercih edilmeye başlanmıştır. Bu nedenle, bu pnömo-  21.4 (20.8-21.9) olarak bulunmuştur [22]. Amerika Birleşik
                  nilere güncellenen bu rehberde yer verilmemiştir.  Devletleri verilerinin yayınlandığı Ulusal Sağlık Bakımı Gü-
                                                                  venlik Veri Ağı (National Healthcare Safety Network) rapo-
                  TANIMLAR                                        runa göre, VİP hızları 1000 ventilatör gününde 1-2.5 olarak
                                                                  bildirilmiştir ancak bu farklı sonuçlar kullanılan tanı kriter-
                  •   Hastanede Gelişen Pnömoni (HGP); genellikle hasta-  lerinin doğruluk oranlarının düşüklüğüne bağlanmaktadır
                      neye yatıştan 48 saat sonra gelişen ve hastanın yatışın-  ve geniş epidemiyolojik serilerle desteklenmemektedir [23-
                      da inkübasyon döneminde olmadığı bilinen pnömoni   25]. Nitekim, yeni yayınlanan ve 9 Avrupa ülkesinde (Bel-
                      ile, hastaneden taburcu olduktan sonraki 48 saat içeri-  çika, Fransa, Almanya, Yunanistan, İtalya, İrlanda, Portekiz,
                      sinde ortaya çıkan pnömoni olarak tanımlanır.  İspanya ve Türkiye) toplam 27 YBÜ’nde 2436 hastanın de-
                  •   Ventilatörle İlişkili Pnömoni (VİP); entübasyon sırasın-  ğerlendirildiği prospektif gözlemsel çalışmada da VİP hızı
                      da pnömonisi olmayan, invazif mekanik ventilasyon   1000 ventilatör gününde 18.3 olarak bildirilmiştir [24].
                      desteğindeki hastada entübasyondan 48 saat sonra ge-  Ülkemizde Sağlık Bakanlığı Ulusal Hastane Enfeksiyonları
                      lişen pnömonidir [1,5].                     Sürveyans Ağı Özet raporuna göre, 2014 yılı için Türkiye
                  •   Ventilatörle İlişkili Trakeobronşit (VİTB); 48-72 saattir   genelinde VİP hızı 0.7-14.2 (ortalama 7.4), 2015 yılı için
                      ventilatöre bağlı hastalarda akciğer grafisinde infiltras-  ise 0-14.5 (ortalama 5.7) olarak açıklanmıştır [26,27].
                      yon  olmaksızın  başka  nedene  bağlı  olmayan,  vücut
                      sıcaklığının >38°C, pürülan balgam, lökositoz ya da   Hastanede gelişen enfeksiyonlar arasında en sık mortalite nede-
                      lökopeni kriterlerinden ikisinin varlığı durumudur [6].  ni pnömonilerdir [1,5]. VİP ile ilişkili mortalite oranları, gerek
                                                                  ülkemizde gerekse son kılavuzlarda %20-50 arasında bildiril-
                  GENEL BİLGİLER                                  mektedir [5,15,18,22,28,29]. Doğrudan VİP’e bağlı mortalite-
                                                                  nin tahmin edilmesi zor olmakla birlikte, bu konuda yayınlanan
                  Hastanede gelişen pnömoninin tanı, tedavi ve izleminde   bir metaanalizde oran %13 olarak bildirilmiştir [30].
                  göğüs hastalıkları, enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikro-
                  biyoloji, radyoloji, yoğun bakım, mikrobiyoloji uzmanları   Hastanede gelişen pnömoni tanısı koymak zordur. Enfek-
                  ve hastane enfeksiyon kontrol komitesinin multidisipliner   siyöz ve enfeksiyon dışı patolojiler ayırıcı tanıda düşünül-
                  yaklaşımı gereklidir [1].                       melidir. Tanı zorluğu, gereksiz antibiyotik kullanımına ve
                                                                  bunun sonucunda da antibiyotiklere dirençli bakteri en-
                  Ülkemizde yapılmış çalışmalar değerlendirildiğinde   feksiyonu riski, toksisite ve tedavi maliyetinde artışa neden
                  HGP’nin bütün dünyada olduğu gibi hastane enfeksiyonla-  olmaktadır [1,29]. Hastanede kalış süresinin uzadığı ve ül-
                  rı arasında 2. ya da 3. sıklıkta olduğu görülmektedir [7-9].   kemiz rakamlarına göre hastane maliyetlerinin en az 5 kat
   1   2   3   4   5   6   7   8   9