Page 22 - EKMUD Erişkin Bağışıklama Rehberi 2024
P. 22
Gerekçe
Aşılama, bulaşıcı hastalıkları önlemede çevre sağlığı hizmetlerinden sonra, en etki-
li ve en güvenli koruyucu sağlık hizmetidir. Aşılama hizmetleri yeni bir hizmet olmayıp,
11. yüzyılda Çin’de çiçek aşısının yapıldığı ve 18. yüzyılda da çiçek aşısının Osman-
lı’dan Avrupa’ya geçtiği bilinmektedir. 19 ve 20. yüzyıl pek çok bulaşıcı hastalığa karşı
yeni aşıların üretildiği ve yaygın olarak kullanılmaya başlandığı bir dönem olmuştur.
Bu süreç günümüzde de bütün hızıyla sürmektedir.
Tarihte ilk Uluslararası Sağlık Diplomasisi 1851 yılında Avrupa ülkelerinin katılımıy-
la kolera, veba ve sarıhumma ile ilgili tartışmaların gerçekleştiği “Birinci Uluslararası
Sağlık Konferansı”nda başlamıştır. Daha önceleri “bireysel” ya da bir başka ifadeyle
“yerel” düzeylerde yürütülen çalışmalar, bir anlamda uluslararası sağlık çalışmaları
yardımıyla “küresel” düzeye taşınabilmiştir.
Küresel düzeyde bağışıklama hizmetlerinin ilk başarısı çiçek hastalığının eradike
edilmesidir. Dünya genelinde çiçek hastalığına karşı yapılan bağışıklama çalışmaları
sonrasında son çiçek vakası 1977’de Somali’de görülmüş ve çiçek hastalığı aşılama ile
dünyadan eradike edilen ilk hastalık olmuştur. Bu süreç, insanlığı tehdit eden bulaşıcı
hastalıklardan korunmada aşı ve bağışıklama hizmetlerini öne çıkarmıştır. Günümüz-
de bağışıklama hizmetleriyle çocuk felci hastalığı eradikasyon noktasına getirilebilmiş
ve diğer aşıyla önlenebilen hastalıkların kontrolünde de önemli bir yol alınmıştır. Küre-
sel düzeyde Genişletilmiş Bağışıklama Programı’nın (GBP) uygulanması ile her yıl 2,5
milyon beş yaş altı çocuk ölümünün önlendiği rapor edilmektedir.
Ülkemizde bağışıklama çalışmalarının tarihçesine bakıldığında 1930’larda çiçek,
1937’de difteri-boğmaca, 1952’de BCG (Bacillus Calmette-Guerin), 1963’de oral
çocuk felci, 1968’de difteri-boğmaca-tetanoz ve 1970’de de kızamık aşılamasına
başlandığı görülmektedir. Ancak bu döneme ait aşılama oranlarının yüksek olmadığı
rapor edilmektedir. Günümüzde hem dünya hem de Türkiye’de çocuklara yönelik
aşılama programlarında giderek artan bir başarı söz konusudur. Özellikle 1974 yılında
Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) GBP önerisiyle ülkelerde çocukluk çağı aşılama hiz-
metlerinde hem uygulanan antijen sayısında hem de aşılama kapsayıcılık hızlarında
önemli bir artış sağlanabilmiştir. Örneğin; ülkemizde 1981 yılında GBP çerçevesinde
altı hastalığa (BCG, difteri, boğmaca, tetanoz, çocuk felci ve kızamık) karşı aşı ya-
pılırken, bu sayı günümüzde 13’e çıkmıştır (BCG, difteri, boğmaca, tetanoz, çocuk
felci, hepatit B, hepatit A, pnömokok, hemophilus influenza tip B, kızamık, kızamık-
çık, kabakulak, suçiçeği). 1986 “Dünya Çocuklarının Durumu Raporu”nda ülkemizde
1981-83 yılları arasında aşılama oranlarının BCG, DBT-3 (difteri-boğmaca-tetanoz),
çocuk felci ve kızamık için sırasıyla %47, %50, %61 ve %64 olduğu bildirilirken;
2000 yılı raporunda %73, %79, %79 ve %76, 2014 yılı raporunda ise %96, %97,
%97 ve %98 olduğu bildirilmektedir. 2020 yılı Sağlık Bakanlığı Sağlık İstatistikleri
Yıllığına göre aşı kapsayıcılık hızlarının KKK (kızamık-kızamıkçık-kabakulak) aşısında
%95, BCG aşısında %96, Hepatit B-3 aşısında %98 ve beşli karma-3 aşısında da 1
%98 olduğu rapor edilmektedir.

